Ecen Sigorta
20 Eylül 2018 Perşembe
Anasayfa > GÜNDEM > “Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı”

“Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı”

28.06.2018 17:34 12 14 16 18 yazdır
SAADET-AK PARTİ REKABETİ FARKLI BİR BOYUT KAZANDI!
“Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı”

SAADET-AK PARTİ REKABETİ FARKLI BİR BOYUT KAZANDI!

 

Ünal Yurtbay’dan Yaşar Arslan’a:

“Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı”

 

AHMET KARADENİZ

Saadet Partisi Milletvekili Adayları Ünal Yurtbay ve Mücahit Mekeç’in yanı sıra İl Başkan Vekili Selami Ünsal, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirme yaparken, hem kampanya sürecinde hem de sonrasında AK Partililerin, özellikle de AK Parti Bartın 2. Sıra Milletvekili Adayı Yaşar Arslan’ın üslup söylemlerinden yakındılar. AK Partililerin kampanyaları süresince gittikleri yerlerde Saadet Partisini ve adaylarını karalayıcı, gerçeği yansıtmayan açıklamalar yaptıklarını söyleyen Yurtbay, “Gittiğimiz yerlerde ‘Siz CHP’yle niye ittifak yaptınız?’ ya da ‘Sizler HDP’yle sulh içinde misiniz?’ sorularına yanıt vermeye çalışmaktan asıl projelerimizi ve ülkenin içinde bulunduğu durumu tam olarak anlatamadık” dedi. Özellikle isim vererek Yaşar Arslan’a yüklenen Yurtbay, “AK Parti  2. Sıra Adayı için eskiden arkadaşımız, kardeşimiz diyordum ama artık diyemiyorum. Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı… Biz onu çok fazla kafaya takmıyoruz ama o bizi çok fazla kafaya takmış. Bizleri çok fazla kafaya takmasın. Allah muhafaza akıl sağlığını kaybeder. Sonra yine onun için biz üzülürüz” dedi. Saadet Partisi İl Başkan Vekili Selami Ünsal da AK Parti Adaylarının partilerini karalayıcı söylemlerinden AK Partili pek çok yönetici ve üyenin de rahatsız olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Bartın İl Başkanlığı, 24 Haziran Pazar günü gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nin sonuçlarına ilişkin bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Parti binasında düzenlenen toplantıya Saadet Partisi Bartın İl Başkan Vekili Selami Ünsal, Saadet Partisi Bartın Milletvekili Adayları Ünal Yurtbay ve Mücahit Mekeç, Parti teşkilat üyeleri ve basın mensupları katıldı.




Yurtbay: “Seçim süreci kavga üslubuyla devam etti”

 

Toplantıda ilk konuşan Ünal Yurtbay oldu. Hem seçim sonuçlarının genel bir değerlendirmesini yapmaya hem de partilerine yönelik olarak AK Parti’lilerden gelen eleştirilere yanıt veren Yurtbay, şunları söyledi:

“Bu baskın seçimin yarattığı zaman darlığında elimizden geldiği kadar insanlara ulaşmaya çalıştık. Vatandaşlarımıza fikirlerimizi, ülkemizle ilgili projelerimizi anlatmaya çalıştık. Ama bizler bu seçim atmosferinde fikirlerin görüşülmesini ve tartışılmasını arzu ederdik.  Türkiye’de bozuk giden düzenin nasıl düzeltilebileceğine dair herkesin fikirlerini ortaya koyabilmesini dilerdik. Maalesef bunlar bir kenara bırakıldı. Seçim süreci sadece kavga üslubuyla devam etti.  Seçimin son gününe kadar kimse proje konuşmadı ve yapılan yakıştırmalarla insanlar birbirleriyle kavga eder duruma geldi.

 

“Üretemeyen bir ülke haline geldik”

 

Bunun nedeni de yukarıdakiler ne yaptıysa aşağıdakilerin de aynı şeyi devam ettirmesidir. Türkiye’de tarımın geldiği noktayı kimse konuşmadı. 20 yıl önce biz kendi kendimize yetebilen bir ülkeyken bugün patates ve soğanı dahi ithal eden bir ülke konumuna nasıl geldiğimizi kimse konuşmadı. Aslında konuşulması gereken bunlardır. Biz son 20 yılda üretemeyen bir ülke haline geldik. Bizim bunları tartışmamız gerekirken maalesef ailemizde ya da işyerlerimizde dahi söyleyemeyeceğimiz şeyleri birbirimize söyler duruma geldik.  Biz mümkün olduğunda bu seviyeye inmedik. Bizler vatandaşlarımıza Türkiye’de tarımın nasıl geliştirileceğini, üretimin nasıl olacağını, asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini ve açlık sınırı kadar insanlara ücret verilmesi gerektiğini anlatmaya çalıştık.

 

“Sorunları nasıl çözeceklerini anlatmadılar”

 

Ne üzücüdür ki bunları insanlara yeteri kadar anlatamadık. Çünkü gittiğimiz yerlerde ‘Siz CHP’yle niye ittifak yaptınız?’ ya da ‘Sizler HDP’yle sulh içinde misiniz?’ sorularıyla karşılaştık. Biz bunlara cevap vermekten Türkiye’nin sorularını nasıl çözeceğimizi anlatmaya ne zaman ne de sıra bulabildik.  Çirkin bir siyaset izlendi. Diğer aday olan arkadaşlarımız gittikleri yerlerde ülkemizin sorunlarını nasıl çözeceklerini anlatmadılar. Sürekli ‘Saadet Partililer HDP ve CHP ile ittifak yaptı’ gibi gerçek dışı iddialarda bulundular. Biz hiçbir şekilde HDP ile yan yana gelmedik.   Genel Başkanımız sadece Selahattin Demirtaş için ‘Ya bu kişi cezaevinden çıkarın ya da cumhurbaşkanı adayı yapmayın. Çünkü aday olabileceğine dair Yüksek Seçim Kurulunun, Cumhurbaşkanının ve Süleyman Soylu’nun imzası var. Bu durum hukuken doğru olmaz’ dedi. Biz hiçbir zaman teröristlerle görüşmedik. Bizler Oslo’da terörle görüşmedik. Habur’da şarkılarla terör örgütü mensuplarını karşılayıp Abdullah Öcalan’ın posterinin altında miting yapmadık. Biz tüyü bitmemiş yetimin hakkından Hazine’den 90 milyon TL verip de HDP’lilere seçim yardımı yapmadık.

 

“Ahirette bizlerle nasıl helalleşeceksiniz?”

 

Bizlere haklarını helal etmiyorlarmış. Bizim üzerimizde ne hakkınız var? Asıl sizler bizlere münafıktan tutunda vatan hainine kadar bir sürü hitaplarda bulundunuz. Peki, siz ahirette bizlerle nasıl helalleşeceksiniz? Hasbelkader bu insan Bartın’da seçilmiş olsaydı vatandaşlarımız bu insana derdini nasıl anlatacaktı? Bunlar bir önceki seçimde aldıkları oyların bu seçimde neden erdiğini ve aynı oyu bu seçimde neden alamadıklarını düşünmüyorlar da bunun sebebini Saadet Partisi’nde arıyorlar. AK Parti  2. Sıra Adayı için eskiden arkadaşımız, kardeşimiz diyordum ama artık diyemiyorum. Yaşananlar ve denilenler bizi kardeşlikten de çıkardı.

 

“Yaşar Bey kazamanayacak diye seçime mi girmeseydik?”

 

Sosyal medyaya son yazdığında ‘Saadet Partililer Cumhuriyet Meydanında kutlama yapabilirler’ diyor. İttifak Yasası’nı biz mi çıkardık? Acaba biz AK Parti’yle ittifak yapmış olsaydık ne olacaktı? Biz o zaman çok iyi insan olacaktık. Biz camiye gittiğimizde sağcısıyla solcusuyla aynı anda namaza durmuyor muyuz? Böyle sözler olur mu? Milletvekili seçimlerinde her partinin adayları vardı ve siyasi atmosferde hep birlikte yarıştık. Seçimden sonra kaybeden aday kazanana hayırlı olsun diler, yeniden aday olmayı düşünüyorsa da bir sonraki seçim için şimdiden çalışmaya başlar.  En azından bunun için çaba sarf eder. Birilerine çamur atmaya, seçilemediği için birilerini karalamaya gerek var mı? O zaman biz Yaşar Bey seçilemeyecek diye hiç seçime girmeseydik. Böyle bir mantık olabilir mi?  Diyecek hiçbir söz bulamıyorum.

 

“Akıl sağlığını kaybeder, onun için üzülürüz”

 

Altına yazılan yorumlarda kendi aralarında bir kampanya başlatmışlar. ‘Bu vatan hainlerinden alışveriş etmeyelim” diyorlar. Biz rızkı verenin Allah olduğuna inanıyoruz. Bu arkadaşlarla güvenerek bizler iş yeri açmadık. Biz onu çok fazla kafaya takmıyoruz ama o bizi çok fazla kafaya takmış. Bizleri çok fazla kafaya takmasın. Allah muhafaza akıl sağlığını kaybeder. Sonra yine onun için biz üzülürüz.”

 



Mekeç: “Doğrularımızı söylemeye devam edeceğiz”

Daha sonra söz alan Saadet Partisi Bartın 2. Sıra Milletvekili Adayı Mücahit Mekeç ise seçim sonuçlarının hayırlı olmasını dilerken, bunun bir demokrasi yarışı olduğunu hatırlattı ve “Seçilen milletvekili adaylarımıza hangi partiden olursa olsun başarılar diliyorum. Ülkemize, milletimize ve Bartın’ımıza hizmet etmeleri noktasında temennilerde bulunuyorum” dedi. Konuşmasına Dünya Kupası’nda favori gösterilmesine rağmen Meksika’ya yenilerek elenen Almanya örneğini vererek konuşmasını sürdüren Mekeç, “Almanya dünya kupasında elendi diye futbol yatırımlarını, futbol çalışmalarını durdurmayacak. Saadet Partisi olarak biz de kazanamadık. Seçim sonuçları ne olursa olsun bizler siyaseti bırakmayacağız. Biz dün ne dediysek aynı doğrularımızı söylemeye, bunları vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz” dedi.

 

“Doğrularımız üzerine çalışmalarımızı sürdüreceğiz”

 

Seçim sürecinde 4 önemli konu üzerinde ısrarla durduklarını anımsatan Mekeç, bunları; Avrupa Birliği’ni Türkiye için doğru bir medeniyet projesi olarak görmedikleri, ülkemizin gelişmesi için fabrikaların olmazsa olmaz olduğunu öncelikli olarak da tarımsal üretimi arttırmaya yerli ve milli politikalara geçilmesi gerektiği, Türkiye’deki faizci, kapitalist, borca dayalı para sisteminin terk edilerek milli ve adil bir ekonomik sisteme ihtiyaç duyulduğu ve son olarak da Amerika ve İsrail ile stratejik işbirliği yapılarak terörle asla mücadele edilemeyeceği olduğunu söyledi. Mekeç, “Bundan sonrada bu dört doğru üzerine seçim çalışmalarımızı değil, siyasi çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

 

“Milli politikalara geçmek zorundayız”

 

AK Parti hükümetinin kendilerini doğrular nitelikte bir karara imza attığını ve Türkiye’de patates kıtlığı ile ilgili spekülasyonu önlemek adına 7 yıldır savaşın içinde olan Suriye’den 4 bin ton patates ithal etmeyi kararlaştırdığını anımsattı. Savaş nedeniyle topraklarında pek çok kimyasal madde olabilecek bir ülkeden patates ithal etmeye anlam veremediklerini belirten Mekeç, bu duruma pek çok konuda olduğu gibi tarımda da yanlış politikalar uygulandığı için düşüldüğünü savunurken, “Türkiye’nin bir an önce tarımda yerli ve milli politikalara geçmesi gerekir” diye konuştu.

Türkiye’nin terörü önleyemediğini sınırlarımızda pek çok terör örgütünün türediğini savunan Mekeç, “Bizim terörü önleyebilmemiz için dünyadaki terör örgütlerinin başını çeken Amerika ve İsrail’e stratejik ortaklığımızı bitirmemiz gerekir dedik. Ama ne yazık ki Amerika merkezli bir şirkete Siirt’te petrol araması yapmak için ruhsat kabul edildi. 5 yıl boyunca Amerika merkezli bir şirket Siirt’te petrol arayacak. Hem de yüz ölçümü 30 bin 548 hektar olan bir alanda. Bu alanın büyüklüğü 7 tane Bartın kadar. Biz ne diyoruz, hükümet ne yapıyor?” diye konuştu. Mekeç sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Kutuplaştırmayacağı, ayırmayacağız”

 

“Biz bu ülkede bu tür kararlara imza atıldığı sürece siyasete devam edeceğiz. Siyasi çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ama siyasi çalışmalarımıza devam ederken kimseyi kutuplaştırmayacağız. Sağ sol diye ayırmayacağız. Kürt, Türk diye sınıflandırma yapmayacağız. 81 milyon insanı kardeş bileceğiz.

 

“Süleyman Efendi Cemaati Bartın’da MHP’ye oy verdi”

 

Seçimler boyunca bir kuruş bile yardım almadık. Hiçbir Sivil Toplum Örgütleri ile ortak çalışma yapmadık, onlara gidip bir talepte bulunmadık. Her türlü çalışmayı kendi öz imkanlarımız ile yaparak 2015 Kasım ayında aldığımız oy oranının aynısını aldık. Hiçbir cemaate gitmedik bize oy verin diye… Ya da onların iftar programlarına gidip onların yemeklerini yemedik. Ama seçim sonrasında kimseyi suçlamadık. Bartın’da ve Türkiye’de genel bir konu var. Süleyman efendinin yapmış olduğu tercih ve yukarıdan gelen emir. Ben inanıyorum ki birçok görüştüğüm Süleyman efendi cemaatine mensup insanlar Bartın’a cumhur ittifakına oy verdiler ama AK Parti’ye vermediler, MHP’ye verdiler. Ve siz tutuyorsunuz bu insanları bana oy vermedi diye ön yargı ile sınıflaştırmaya çalışıyorsunuz.

 

Yenilgiyle büyüyen zaferler…

 

Ondan dolayı Saadet Partisi olarak diğer seçilemeyen parti adaylarının yaptıklarını yapmıyoruz. Onları kucaklamaya, bu ülkenin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz bu ülkenin bir gerçeğiz. Bu ülkede siyaset yaparken inanarak yapıyoruz. Ve davam olduğu için yapıyoruz. Ama gelinen noktada saadet partisi yine kendi oy oranını aldı. Seçilemediklerini Saadet Partisi’ne bağladılar. Halbuki Saadet Partisi yine kaybetmeyen partisidir. Çünkü biz kazanacağımız günlerin hesabını yaparak siyaset yapıyoruz. Rahmet Erbakan hocamızın 1969 senesinde kurmuş olduğu milli görüş partilerinin yenilgi yenilgi büyüyen zaferlerini gördü. Bizlerde inşallah ondan sonraki süreçte görev alan teşkilat üyeleri olarak yenilgi yenilgi büyüyen zaferlere bu milletimiz şimdiden kutlamaya hazır olsun.” 




Ünsal: “Saadet Partisi örnek alınmalı”

 

Son olarak konuşan Saadet Partisi Bartın İl Başkan Vekili Selami Ünsal da, “25 Haziran günü millete verdiğiniz vaatleri yerine getirmeye başlayacağınıza sağda solda insanları kutuplaştırıcı ayrıştırıcı Bartın’da gerilimi artırıcı söylemlerde bulunuyorsunuz” diyerek AK Partiye yüklenirken, Saadet Partisi’nin örnek alınması gerektiğini, çünkü 25 Haziran itibariyle yeniden parti ve ülke gündemine yönelik çalışmalara hız verdiklerini söyledi. Ünsal sözlerini şöyle sürdürdü:

“Saadet Partisi’ne hakaret etmeye uğraşacaklarına bizi örnek alsalar bir adım daha ileriye giderler. Bu ülkenin düzelmesi için çalışmalara başlanması gerekir bunun da şablonu Saadet Partisi’nde var. Gelin buyurun teşkilatımız hepsine açık. Gelsinler öğrensinler siyaset nasıl yapılır. Seçime kadar kimseyi kutuplaştırmadan sağcısı solcusu Alevisi Sünnisi Türkü Kürdü demeden bu ülkeyi kucaklayacak siyaset yaptık. Bunun sonucunda da milletimiz yüzde 2,2 oy verdi. 

 

“Bu açıklamalardan kendi teşkilatları da rahatsız”

 

Biz toplantılarımıza ve siyasi çalışmalarımıza devam etmek zorundayız çünkü bizim derdimiz Ümmet. Derdi ümmet olanın mesaisi, tatili olmaz. Biz bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çünkü 2019 yerel seçimlerine çok az bir süre kaldı. 1 Kasım 2015 ile 3 yıl sonra yapılan seçimleri kıyasladığımızda AK Parti Bartın’da yüzde 10,6 oy kaybetmiştir. Bu da 6 bin 500 oya tekabül eder. Bugün Saadet Partisi’nin aldığı 2 bin 682 oydan yaklaşık 3 tane çıkıyor. Eğer keşke arkadaşlar deselerdi ki ‘Arkadaş biz iktidar partisiyiz biz hazineden en çok yardım alan partiyiz ulusal basın arkamızda STK’lar arkamızda halk arkamızda Bartın’da yüzde 70’in üzerinde bir teveccüh gösterildi. Biz 1 Kasım’a göre 6 bin 500 oyu niye kaybettik’ demeli.  Bugün Recep Tayyip Erdoğan başkan olurken Saadet Partisi’nden HDP den İYİ Parti’den CHP’den oy aldı. Herkesten oy aldı ve oyunu artırdı. Ama AK Parti oy kaybetti. Öncelikle siz oturun kendi aile içinizdeki meseleleri çözün ondan sonra bir basın açıklaması ile halkımıza iletin. Bugün biz eminiz ki bu açıklamalardan kendi teşkilatları da rahatsız. Bugün ittifak yasasın çıkaran mevcut iktidar. MHP ile beraber bir ittifak yapıldığı zaman sıkıntı yok karşı tarafta veya diğer siyasi partiler bu yasanın açıklarını kullanarak %10 barajını egale etmek için seçim işbirliği adını verdiğimiz kendi adayımızla girdiğimiz bir seçim işbirliğinden bizi vatan hainliğine kadar ağır ithamlarla yargılıyorlar. Biz bunlara cevap vermedik. Çünkü onlarda biliyorlar bizim öyle olmadığımızı çünkü onlar bizim kökümüzü mayamızı bilir.

 

“Halkımızın hepsini kucaklayacak bir siyaset yapmaya devam edeceğiz”

 

Bizler 2019’daki yerel seçimler için çalışıyoruz. Şu anlık gözüken o çünkü üç gün sonra kendi aralarında bakanlıkları veya Meclisi kuramayıp yine çok üzülerek söylüyorum ki, ‘Ben istediğim vekil sayısını alamadım bunun da sebebi Saadet Partililer diyecekler.’ Ve tekrar önümüze bir sandık daha çıkarırlarsa vay halimize. Kimse buna şaşırmasın. Saadet Partisi Bartın’da almış olduğu 2 bin 682 ve geriye kalan 123 bin seçmeni yok sayamayız. Onlar bizim halkımız. Biz hepsini kucaklayacak bir siyaset yapmaya devam edeceğiz.

 

“MHP’deki arkadaşlara yazık değil mi?”

 

Kutuplaştıranlar olsa da bizi hain terörist veya bizim 2-0 çıkarmamıza mani oldular diye anlatmaya devam ederlerse bende derim ki ittifak yaptığınız Cumhur İttifakı adı altında MHP’deki arkadaşlara yazık değil mi? Günlerce Orhan Kırşanlı ağabeyimizi aldılar Milletvekili adayı olarak köylerde akşam sabah gezdirdiler. Kozcağız ilçe olsun diye kendini yırtan Savaş Buyurman ağabeyimizi aldılar gezdirdiler. Ama iş oya gelince biz 2-0 yapacağız. Bunun neresi adalet. O zaman niye ittifak yaptınız. Tek aday üzerinden ittifak yapılacak ama milletvekili çıkarmayacaksınız. Ee o zaman niye ittifak yaptınız. Onların yaptığı siyasi çalışmalara yazık değil mi? Ben şunu beklerdim, ‘Evet bir tane vekil çıkardık keşke biraz daha çalışsaydık ta bir tane de MHP de çıkarsaydık’ demelerini beklerdim. Herkes şapkasını önüne koyacak. Siyasi kimliği olan arkadaşlar vatandaşlar adaylar kazanmışlar veya kaybetmişler siyasi kimliği varsa ona yakışacak şekilde konuşacak. Herkes taşıdığı siyasi kimliğe yakışacağı şekilde hareket etsin ki bu halk 2019 yerel seçimlerinde 2023 deki genel seçimlere hazırlığını yapsın. Biz bunu tavsiye ediyoruz. Bu ahlaksızlık bizi ileriye götürmez. ‘2-0 yapacaktık Saadet Partisi yüzünden yapamadık’ Bartın’da 123 bin seçmenin içinde 41 bin 600 küsür seçmenimiz gitmiş Millet İttifakı veya Cumhur İttifakı dışındaki partilere oy vermiş. Bu kadar vatandaşı yok mu sayacağız. Onlardan alışveriş yapmayacağız mı? Bu neyin hiddeti bu neyin öfkesi?

 

“Bartın’da halk birleştirici üsluba hasret”

 

 Bartın’da halk birleştirici üsluba hasret. Yıllardan beri Bartın’ın temsil edildiği arena kutuplaştırma üzerine kurulu. Artık hatanızdan dönünde şu önümüzdeki beş yılı birleştirici bir şekilde değerlendirelim. Biz 24 Hazirana kadar ülkemize vaatlerde bulunduk. Üretim dedik, sanayi dedik, bilim dedik ama bütün propagandamız soğan patatese yenik düştü. Bu ülkede yiğidi soğana mahkum ve muhtaç ettiler.” 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri