Ecen Sigorta
19 Haziran 2018 Salı
Anasayfa > GÜNDEM > Yalçınkaya: “Termik santral çocuklarımızın geleceğini karartacak”
Yalçınkaya: “Termik santral çocuklarımızın geleceğini karartacak”

Yalçınkaya: “Termik santral çocuklarımızın geleceğini karartacak”

05.06.2018 10:49 12 14 16 18 yazdır
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Amasra'ya yapılmak istenen termik santralin çocuklarımızın geleceğini karartacağını savunurken, "Bacaları ölüm saçacak olan bu santral ile tüm canlılar büyük bir tehditle karşı karşıya kalacak" dedi.


CHP Bartın Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi M. Rıza Yalçınkaya, ülkemizde yaşanan çevre sorunlarının her geçen gün arttığını belirtirken, Amasra’da kurulmak istenen termik santrali buna örnek olarak gösterdi. Yalçınkaya, “Bu termik santral ilimizin ekolojik dengesini olduğu kadar, ekonomik yapısını, tarımını, turizmini ve daha da önemlisi çocuklarımızın geleceğini karartacaktır. Bacaları ölüm saçacak olan bu santral ile Bartın ve çevre illerde yaşayan tüm canlılar büyük bir tehditle karşı karşıya kalacaktır” dedi.




Yalçınkaya, “5 Haziran Dünya Çevre Günü” dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Mesajında, 1970’li yılların başında, çevre sorunlarının uluslararası boyutta tartışılır hale gelmesinin ardından, 1972 yılında İsveç’te yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla 5 Haziran’ın “Dünya Çevre Günü” olarak kabul edildiğini anımsatan Yalçınkaya, insanlarda çevre bilincinin oluşturulabilmesi ve çevreye duyarlı bir nesil yetiştirilebilmesi için çeşitli etkinliklerle kutlanan bu günün çevre ve değerlerini hatırlatmasıyla tüm insanlığı yakından ilgilendirdiğini kaydetti. Yalçınkaya, dünyamızın özellikle son yüzyılda hızlı sanayileşme, plansız şehirleşme, çarpık teknolojik gelişmeler ve doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi gibi sebeplerle büyük zarar gördüğüe dikkat çektiği mesajında, şu görüşleri dile getirdi:

Hırs ve rant uğruna…

 

“Buna bağlı olarak da küresel ısınma, iklim değişimleri, kuraklık ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi insanlığın geleceğini tehdit eden sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşamak, en temel insan hakkıdır. Bugün ülkemizde yaşanan çevre sorunlarının her geçen yıl daha da arttığını görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Sadece siyasi hırs ve rant uğruna ülkemizin cennet köşeleri, ne yazık ki yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalmakta, buralardaki yaşam alanları yok edilmektedir. Özellikle enerji sektöründeki birçok proje, evrensel hukuk, doğa ve insan sağlığına vereceği geri dönülemez zararlar, toplumsal tepkiler yok sayılarak tamamen siyasi yaklaşımlarla hayata geçirilmektedir. 

 

“Bacaları ölüm saçacak”

 

Bunun en dikkat çekici örneklerinden birini de 59 kilometrelik sahil şeridine sahip, yüzde 55’i ormanla kaplı, mavisi ve yeşili iç içe geçmiş, 3 bin yıllık tarih ve kültür birikimiyle eşsiz doğal güzelliklere sahip bir şehir olan Bartın’da kurulmak istenen termik santral oluşturmaktadır. Geleceğimiz ve çevremiz adına büyük endişe ve tedirginlik kaynağı olan bu santralin, turizmin her çeşidine olanak sağlayabilecek potansiyeli barındıran, yeryüzü cenneti Amasra’ya dikilecek olması ilimizin ekolojik dengesini olduğu kadar, ekonomik yapısını, tarımını, turizmini ve daha da önemlisi çocuklarımızın geleceğini karartacaktır. Bacaları ölüm saçacak olan bu santral ile Bartın ve çevre illerde yaşayan tüm canlılar büyük bir tehditle karşı karşıya kalacaktır. Çevre ve sağlıklı toplum olmadıktan sonra, ekonomik zenginliğin hiçbir önemi olmayacak, hiçbir zenginlik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlıklı bir nefesten daha önemli bir yere sahip olmayacaktır. Bu gerçek bu kadar açık olmasına rağmen; doğamıza, kültürel ve tarihi değerlerimize ve sağlığımıza zarar verecek termik santralin kurulması konusundaki ısrar sürdürülmektedir. Oysa bu projeden vazgeçilmesi başta anayasa olmak üzere, ülkemizin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelerin ve bölgesel planların bir gereği, doğal hayatın sürdürülmesinin bir gereğidir.

Anayasamızın hüküm altına alınmış olduğu üzere tüm vatandaşlar, dengeli ve temiz bir çevrenin alacaklısı konumundadır. Çevre hakkının korunması görevi ise devlet ve vatandaşlar tarafından ortak olarak üstlenilmiştir. Bu cennet topraklar üzerinde yaşayan bizler, çevrenin bize atalarımızdan miras olarak kalmış olmasından ziyade, bizim gelecek nesillere emanetimiz olması gerektiğinin bilincinde olmalıyız ve gereken her türlü hassasiyeti göstermeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, çevreye gönül veren, doğasını ve dünyasını korumaya çalışan tüm vatandaşlarımızın ‘Dünya Çevre Günü’nü kutluyor, sağlıklı bir gelecek, temiz bir çevre ve mutlu günler diliyorum.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri