Ecen Sigorta
20 Eylül 2018 Perşembe
Anasayfa > SİYASET > SP’li Yurtbay: “Çuvalın dibi delik”
SP’li Yurtbay: “Çuvalın dibi delik”

SP’li Yurtbay: “Çuvalın dibi delik”

12.02.2018 16:57 12 14 16 18 yazdır
SP Bartın İl Başkanı Ünal Yurtbay, AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerde bulundu.


Saadet Partisi Bartın İl Başkanı Ünal Yurtbay, AK Parti hükümetinin dış politikasını ve ekonomik kararlarını eleştirirken, Türkiye’nin 2018’de faize 71,7 milyar TL ödeyeceğini anımsatırken, “Gelecek sene bu 85 miyar TL olacak. Çuvalın dibi delik, ne koysan gidiyor artık” dedi. Hükümete, 15 Temmuz sonrasında kamuda başlatılan ‘safra temizliği’ konusunda da uyarıda bulunan Yurtbay, Çok ciddi bir travma ile karşı karşıyayız. Suçlu ile suçsuzu ayırt etmek mecburiyetindeyiz. Vücuttaki bir zararlı hücreyi çıkarayım derken bütün faydalı hücreleri de tahrip ederseniz bütün beden zarar görür. Böyle bir tedavi usulü olmaz” diyerek OHAL’in olağan hale gelmemesi gerektiğini söyledi.

 

“Şehitlerimize rahmet diliyorum”

 

SP İl Başkanı Yurtbay, ülke gündemindeki konularla ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasına, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı’nda şehitlik mertebesine ulaşan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifa ve ailelerine sabırlar dileyerek başlayan Yurtbay, Zeytin Dalı Harekatı’nın en kısa zamanda başarılı bir şekilde tamamlanmasının en büyük temennisi olduğunu söyledi. Yurtbay, açıklamasını şöyle sürdürdü:

 

“Müsebbibi, oyuna gelen iktidardır”

 

Afrin’de NATO vesilesiyle güya dostumuzmuş gibi duran bir ABD var. Bazıları Amerikayı kurtuluşa vesile olan bir ülke olarak görebilir ama dünyada gelişen hareketlere bakın, Amerika nereye müdahale etmişse orada kan ve gözyaşı olmuştur. ABD, hiçbir yere menfaati gerektirmediği zaman girmez. Bir yere girmişse sadece ve sadece kendi menfaatini teminat altına almak için girmiştir. Irak'a girdi, biz de destek verdik! 1,5 milyon insanı katletti. Arkasından Suriye geldi, bizi kışkırttılar, hiç tereddütsüz arkanızdayız dediler. Bugün Suriye’de akan kan ve gözyaşının müsebbibi başta Amerika ama arkasından onun oyunlarına gelen bugünkü iktidardır. Hatalardan ders almazsak doğru ve isabetli bir dış politika sürdüremeyiz.

 

“En büyük ihtiyaç birlik ve beraberliği sağlamaktır”

 

Bugünkü iktidara, yaptıkları hataları bir kardeşlik duygusu içerisinde hatırlatıyoruz. Eğer bugün Türkiye sınır ötesine birtakım askeri müdahaleye ihtiyaç duyduysa en büyük ihtiyaç önce içerde birliği ve beraberliği sağlamaktır. Dünyada hemen hemen her ülke bir savaş tehlikesi çıktığı zaman çoğunlukta olan bir iktidar yönetimde olsa bile hemen ‘Milli bir hükümet’ kurar. Neden? Çünkü artık mesele, falanca parti, filanca parti meselesi değil, ülkenin güvenlik meselesidir. Bu güvenliğin korunması farklı kanaatlere, farklı siyasi partilere mensup herkesin vazifesidir. Artık iç çekişmeleri bir tarafa bırakıp birleşmek mecburiyetindeyiz. Onun için şu an Türkiye’de kutuplaşmanın kaldırılması bir numaralı meselemizdir.

 

Günaydın!

 

Geçmişte bizimle beraber olan arkadaşların ayrılırken kurtuluşu Avrupa Birliği’nde aradıklarını hatırlatmak isterim. Bunu kesinlikle unutmasınlar. Bugün ‘ne biçim Avrupa Birliği’ diyorlar. Hani sizde insan hakları vardı, hani sizde adalet vardı. Hani siz doğruya doğru, eğriye eğri diyordunuz. ‘Ne oldu?’ diyorlar. Biz ‘günaydın’ diyoruz. AB Hristiyan Yahudi medeniyeti üzerine kurulan bir birliktir. Medeniyetler hep inançlar üzerine inşa edilmiştir. Biz de kendi inancımız üzerine kurulan bir medeniyetin mensuplarıyız. Farklılıklar var aramızda. Onlar hasımlarını katletmekten, ezmekten zevk alırlar. Kendi koydukları kuralları bile çiğnerler. Bizim medeniyetimiz ise temelde adalet üzerine inşa edilmiştir. Biz kurunun yanında yaş da yanar diyemeyiz.

 

“Su kalmadı ki havuzu yapacaksın”

 

Ekonomi hukuku, dış politikayı, iç politikayı her şeyi ilgilendirir. Eğer bütçenizin çok önemli bir miktarı aldığınız borcun faizine gidiyorsa o ülkede iyi bir ekonomi politikası var denilemez. Bu arkadaşlarımız iktidara geldikten birkaç yıl sonra Türkiye’nin artık IMF’ye borcu olmadığını duyurdular. Doğruydu ama söylemedikleri bir şey vardı. Hükümet hâlâ borçlanma politikalarını IMF’nin koyduğu kurallara göre yürütüyor. Son 15 yıl içerisinde ödediğimiz faizin miktarı 700 milyarı geçmiş. Hükümetin kendi bütçesine koyduğu rakamlara göre, bu sene faize 71,7 milyar TL ödeyeceğiz. Gelecek sene bu 85 miyar TL olacak. Niye çünkü IMF kurallarını eksiksiz tatbik ettiği için. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Çuvalın dibi delik, ne koysan gidiyor artık. Şimdi akıllarına gelmiş ‘Erbakan Hoca bu işi nasıl çözdüydü?’ ‘Havuz sistemi’ diye bir şey vardı, neydi acaba?’ ‘Şu havuz sistemini araştırın, biz de kuralım.’ Ya su kalmadı ki ne havuzu yapacaksın sen? Buna havuz yapılır mı?

 

“Böyle tedavi yöntemi olmaz”

 

15 Temmuz’dan sonra çok ciddi bir travma ile karşı karşıya kaldığımızı hatırlatıyorum size. Ancak zararlı olanla faydalı olanı ayırt etmek zorundayız. Suçlu ile suçsuzu ayırt etmek mecburiyetindeyiz. Vücuttaki bir zararlı hücreyi çıkarayım derken bütün faydalı hücreleri de tahrip ederseniz bütün beden zarar görür. Böyle bir tedavi usulü olmaz. Onun için ısrarla diyoruz ki, bu olağanüstü hal, olağan hale gelmesin. Olağanüstü hal sürekli hale gelirse o zaman hukuksuzluk hakim olur.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri