Ecen Sigorta
22 Temmuz 2018 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > S. Tolga AKINER > Sorun mesleksizlikte!
S. Tolga AKINER

Sorun mesleksizlikte!

18.08.2017 09:19 12 14 16 18 yazdır
Yazar : S. Tolga AKINER

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının ortalamasını gösteren Mayıs 2017 dönemine ait ülkemizdeki işsizlik rakamlarını açıkladı.

Buna göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artarak 3 milyon 225 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puanlık artış ile yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ankara'da gazetecilik yaptığım yıllardan tanıdığım yılların eskitemediği sendikacılardan biri olan Türkiye Esnaf Sendikaları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in konuya ilişkin açıklaması dikkatimi çekti. Ulusal basında da pek fazla değinilmeyen açıklamadaki saptamalar aslında Türkiye gerçeğini ortaya koyuyor.



 

Gençler arasında işsizlik yükseliyor

 

Peki, ne diyordu bu açıklamada TESK Genel Başkanı Palandöken?

"Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artmış durumda. 15-24 yaştaki her 5 gençten biri işsiz. Özellikle genç işsizliğindeki bu artışların tek sebebi var, o da mesleksizlik. Ülkemizde sorun işsizlik değil mesleksizliktir. Gençler arasındaki işsizliğin sürekli yükselmesi hem düşündürücüdür. Çünkü çoğu genç hiçbir mesleğe sahip olmadığı halde iş beğenmiyor. İşsizliğin çözümü mesleki ve teknik eğitimden geçiyor. Meslek lisesi öğrencilerinin yüzde 50'si maalesef çalışma hayatının istediği niteliklere sahip olamadan mezun oluyor. Mezun oldukları bölümlerin dışında çalışıyorlar. Hâlbuki ülkemizin üretimi ileriye taşıyacak, teknolojiyi kullanan ara elemanlara ihtiyacı var. Uluslararası rekabet artık bunu gerektiriyor."

 

Mesleki eğitim cazip hale getirilmeli

 

Genç işsizliğin önüne geçmek için mesleki eğitimin cazip hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, Türkiye'de pek çok işyerinin ihtiyaç duyduğu kalifiye ara elemanı bulamadığını söylüyor. Palandöken'e göre aslında yeterince iş var. Sorun ise işe uygun vasıflarda eğitilmiş ara eleman bulmada yaşanıyor. Bu sorunun ancak iyi planlanmış bir mesleki eğitimle çözülebileceğine inanan Palandöken, mesleki ve teknik eğitim alan gençlerin staj yapmalarını ve staj yaptıkları işyeri tarafından potansiyel eleman olarak görülmesini teşvik edici alt yapı oluşturulmasını istiyor.




Önerilerde de bulunuyor TESK Genel Başkanı;

"Kısa dönem askerlik, yüksek teknik eleman maaşı gibi özel ayrıcalıklarla mesleki teknik eğitim cazip hale getirilerek desteklenmeli."

Burada Milli Eğitim Bakanlığı'na da görevler düştüğünü ifade eden Bendevi Palandöken, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Okullarda teknik çalışma yapılan sınıflar, bodrum katlardan çıkarılarak rahat çalışma ortamlarına dönüştürülmeli. Teknik araç ve gereçler çoğaltılmalı, öğrenciler, bölümleriyle ilgili iş yapan ustalarla bir araya getirilmeli. En önemlisi ailelere ve gençlere okulların tanıtımları yapılmalı, avantajları anlatılmalı. Gençler meslek okullarını yanlış algılıyorlar. Bu algı değiştirilmeli."

Gerçekten de öyle değil mi?

Mesleki ve teknik eğitim veren okulların büyük bir bölümü daha ziyade az başarılı öğrenciler tarafından mecburen tercih ediliyor.

Aileler, sanki herkes doktor, mühendis, avukat, mimar gibi mesleklere sahip olmak zorundaymış gibi çocuklarını yanlış yönlendiriyorlar eğitim hayatlarında. Evet, böylesine yanlış yönlendirilen gençlerimizin büyük bir bölümü üniversiteyi bitiriyor ancak bu kez de üniversite mezunu işsizler olarak aramızı katılıyorlar.

Peki, zamanında doğru yönlendirilseler ve daha lisedeyken meslek sahibi olma adına önemli bir eğitimi alsalar kötü mü olur?

Bakın Avrupa'ya meslek sahibi olmak orada büyük bir ayrıcalık. Teknik personele büyük bir önem veriliyor ve onların yetiştirilmesine büyük yatırımlar yapılıyor.

Şu anda Türkiye'de de en fazla işçi talebi ara eleman olarak nitelendirilen teknik bilgi ve beceriye sahip kişilere yönelik.

Eğer Türkiye geleceğe dair ideallerine ulaşmak, sanayisini büyütmek, üretim gücü ile dünyada hak ettiği yeri almak istiyorsa bunun için mesleki eğitime hak ettiği önemi mutlaka vermesi gerekiyor.

Ancak bunu yaparken hükümet ve devletin ilgili kurum ve kuruluşları kadar hatta belki ondan da fazla ebeveynlere de büyük bir görev düşüyor. O da çocuklarını doğru yönlendirmek.

Bu arada unutmadan şunu da ekleyeyim! Ülkemizde artık mesleki yeterlik belgesinin kullanılması zorunlu hale geliyor. Başlangıçta 40 meslek dalında, daha sonra genişleyerek 110 mesleki alanda yeterlik belgesi olmayan çalıştırılamayacak. Dolayısıyla mesleki eğitim bir adım daha öne çıkmış olacak. Mesleki ve teknik okulların verdiği eğitim ve diplomaların önemi bundan sonraki dönemde daha çok anlaşılacak.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.