Ecen Sigorta
17 Ağustos 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Recep Şahan > SELAMÜN ALEYKÜM'E NE OLDU?
Recep Şahan

SELAMÜN ALEYKÜM'E NE OLDU?

03.11.2017 12:48 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Recep Şahan

Dini değerlerimizin aşınması meselesi kendisini "selam" mevzunda da gösteriyor. Husûsiyle dine ve dini değerlere mesafeli bir hayat tarzı benimseyen çevrelerde din sadece "ölürken" hatırlanır oldu. Dolayısıyla sosyal hayatta din ya çok siliktir ya da hiç yok gibidir.

İşte bunun tezahürü olarak Müslümanların bir birleriyle iletişimlerinde "parola" niteliği taşıyan "selam" da buharlaşmış durumda. Bunun sebepleri vardır elbet.

Mesela bir sebep de şu olabilir. Yetişme tarzı böyledir, bu manada İslami bir çevrede yetişmemiş, İslami bir eğitim de almamış, dini ve milli değerlerden uzak yabancı kültürlerle yoğrulmuştur. Bu sebeple selamı da unutmuştur. Bu yüzden diline de yakışmamaktadır!

Bu noktada şunu belirtelim. Selam vermek; selam, merhaba, günaydın, iyi günler..vs. cümlelerini söylemek değildir. İslami manada selam, "Selamün Aleyküm" demektir. Bu, selamın en kısasıdır.

Peki selam nedir o zaman? Sözlükte, "bedeni ve ruhi hastalık, eksiklik ve kusurlardan uzak olma" manasına gelir. Allah'ın isimlerinden olan es-selam (Haşr59/23) Allah'a nispet edildiğinde "her türlü eksiklik, acz ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selametin kaynağı olup esenlik veren" şeklinde anlaşılır.

 Selam; barış, huzur, esenliktir. Müslümanlar birbirleriyle karşılaştıklarında karşılıklı olarak bir birlerine sağlık ve esenlik dilemiş olurlar. Birisine "Selamün Aleyküm" dediğinizde "Selam sizin üzerinize olsun. Ben Müslümanım, benden sana zarar gelmez, sana sağlık afiyet, barış ve huzur diliyorum. Allah seni her türlü kazadan ve beladan korusun" demiş oluyorsunuz. Bunu duyan Müslüman da ya aynıyla karşılık vererek "ve aleyküm selam" der veya misliyle karşılık vererek "ve aleykümselam ve rahmetullah" der. (Nisa, 4/86)

Şu hadis konuyu özetlemeye yeter asılında: "İman etmedikçe Cennete giremezsiniz: birbirinizi sevmedikçe, olgun bir imana sahip olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız!..." (Müslim, İman, 93,R.Salihin H.No:849)

Demek ki selam kalpten kalbe "sevgi" hattı kuruyor. Müslümanların kardeşliğini pekiştiriyor. Fertlerin gönüllerine sevgi ve şefkat tohumları ekiyor. Bu sebeple şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Selamın yaygın olduğu toplum selamet bulur, huzur bulur.

Diğer taraftan, "Selamün Aleyküm" aynı zamanda cennet ehlinin de selamlaşma türüdür. Melekler cennet halkına bu şekilde selam verecekler, cennetlikler kendi aralarında bu şekilde selamlaşacaklar. (Zümer 39/73, İbrahim 14/23)

Yurt dışında görevde bulunduğumuz sıralarda selam konusunda bir şey dikkatimi çekti. Apartmandaki Alman komşularımız bizi gördüğünde  "Grüß Gott" diyerek selamlardı. Bu rastgele bir selamlama türü eğildi bir Alman için. Zira Grüß Gott, "Selamün Aleyküm"ün Almancasıdır. Bizim Müslüman olduğumuzu bildiklerinden bu tür selam cümlesini tercih ettiklerini biliyorduk. Yoksa başka selamlama türleri de var onları kullanırlardı. Ancak ne yazık ki bugün Müslümana selam veriyoruz, ya sadece bakıp geçiyor, ya başıyla işaret edip geçiyor, ya da merhaba, günaydın falan diyerek mukabelede bulunuyor. Halbuki  "Selamün Aleyküm" ün cevabı "ve aleyküm selam"dır, günaydın değildir. "Günaydın"  bir hava durumudur. Günün aydın olması dileğidir. "Selamün Aleyküm"den sonra merhaba, günaydın, tünaydın vs söylenebilir. Bu noktada sıkıntı yok.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.