14 Aralık 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Nihat YASA > SANA MİNNETTARIZ MERHUM TAHSİN CELLEK
Nihat YASA

SANA MİNNETTARIZ MERHUM TAHSİN CELLEK

06.12.2017 09:58:06 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Nihat YASA


Değerli okurlar.... 12.10.2016 tarihinde Bartınlı Süleyman Çavuş'u konu alan bir yazımı bu köşede sizlere sunmuştum. O gün şöyle demiştim. " Tarihimizde o kadar çok kahraman var ki; bu kahramanların bir kısmı toplum kesimlerince bilinmektedir. Hatta bu kahramanlar ile ilgili olarak; bir çok yerleşim yerinde anıtlar yapılmış, cadde ve sokaklara adları verilmiş, anma programları da yapılmaktadır. Bazı gerçek kahramanlar da; Bartınlı Süleyman Çavuş gibi bilinmemekte ya da unutulup gitmektedir. İşte burada, bu kahramanlardan biri olan Bartınlı Süleyman Çavuş'u anımsatmayı da bir borç olarak görmekteyim. Bizim açımızdan Kut'ül-Amare Kuşatması'nın, Selman-ı  Pak Muharebesi'nin, Şeyh Saad Muharebesi'nin, Vadi Muharebesi'nin, Aziziye Muharebesi'nin, Cebeli Hamrin Muharebesi'nin ve Felahiye Muharebesi'nin bir diğer önemi ise; Bartın bölgesinden çok şehidin olmasıdır."

İşte bu kahramanlardan biri de Tahsin Cellek'tir. Milliyet Blog'ta 24.11.2017 tarihinde "Bartın Yangunu" Muzaffer Cellek'in babasını konu alan "Bartın Emniyeti Kendilerinden Olan Bir Kut'ül Amare Savaşçısını Yaşatıyor" adlı yazısını okudum ve bunu Bartın Halk Gazetesi'nde de paylaşmaya karar verdim.




KİMDİR TAHSİN CELLEK?  


Tahsin Cellek, 1940-1950'li yıllarda Bartın'da görev yapan bir Emniyet Amiriydi. Bugün Bartın Emniyet Müdürlüğü'nün zemin girişindeki duvarda resmi kıyafetiyle, sanki sizlere merhabalar, hoş geldiniz der gibi bir fotoğrafı da duruyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün "İz Bırakan Polisler" adlı kitabında da görüyoruz Tahsin Cellek'i...




Oğlu Muzaffer'in çocukluğu ile eğitiminin bir kısmı da Bartın'da geçmişti...Hani yıkılan tarihi Bartın Ortaokulu var ya, orada eğitim görmüş ve abidevi bir eğitimci olan İhsan Atukeren'in tedrisatından da geçmişti. Çocukluğu Bartın'da geçiren  Muzaffer Bey'in Bartın sevdası, kendi deyimiyle de "Bartın yangunluğu" hiç bitmemiş ve kendisini tanıtırken de "Bartın Yangunu" olduğunu  hep belirtmiştir. Milliyet Blog'taki bu yazısından  da, Bartın'ın babacan   Emniyet Amiri olan babasının aynı zamanda Kut-ül  Amare ve Kurtuluş Savaşı Gazisi olduğunu da öğreniyoruz. Kurtuluş Savaşı sonunda,  İstiklal Madalyası ile de taltif ediliyor Tahsin Bey.




Bu ülkenin bir evladı olarak bize düşen de böyle kahraman bir Emniyet Amiri'ni de saygıyla hürmetle anmaktır.


OĞLU MUZAFFER CELLEK ANLATIYOR


"Rahmetli babam, Tahsin Cellek, bir "KUT'ÜL - AMARE" savaşçısı idi. Doğum yeri Kerkük Altınkapı semtinden askeri alınıp, doğu kuzeylerinde bulunan Kut'ül-Amare'ye yollanmışlardı. Çembere alıp kuşattıkları İngilizler, bu defa fırsatı ele geçirince, bizimkileri kuşattıklarında, babam esir düşmüş oluyordu. Tam 3 yıl.İngilizler, esirleri Londra'da bekletirken, Kurtuluş Savaşımızda ibre, bizim tarafa döndüğünde, İngilizler esirleri salmağa başlamışlar. Ola ki, ileride Türklerle iyi geçinmelerinin, menfaatlerini hesaplayaraktan. İşte tam o sırada Eskişehir Beylik Köprü civarında Yunanlılarla kapıştığımız anda, pederi de oracıkta askere alıp, bu cepheye vermişler. Yarsubay olarak. Taaa ki, düşmanı denize dökünceye kadar.

Peder, esaret sonrası memleketine İstanbul üzerinden yola çıkmış. "Harp var. Nereye gidiyorsun. Hemen kuşan" demişler. Ve askerlerimizle birlikte büyük zafere kavuştuktan sonra, bir daha memleketine dönmemiş. Kalmış Türkiye'de. Bedenindeki yarası ve göğsündeki İstiklal Madalyası ile gidip Denizli'ye yerleşmiş.

Yıldız Polis Okulu'nu bitirip, rütbe almış. Terhis sonrasında nice yıl geçmiş. Kendisini, Bartın Emniyet Amirliği kadrosunda polis şefi olarak görüyoruz. Halkla kaynaşıyor çabucak. Bartınlılar kendisini hala daha seviyor, sevgiye saygıyla anıyor.

Aradan onlarca yıl geçiyor ve hala daha Bartınlılar, babama sevgilerinden eksilmemiş olduğunu görüyorum, teselli oluyorum.

Emniyet  Genel Müdürlüğü yayınlarından olan "İz Bırakan Polisler" isimli kitabından öğreniyoruz babamı. Her sayfanın her paragrafı sonunda, başarıları sayılarak ödüllendirildiği yazıyor. Ödüllendirilmediği paragraf yok., sık sık belirtilen kitaptaki bilgilere bile bizler, yeni ulaşıyoruz. Aile albümünde olmayan resimler, bu kitapta mevcut.

Babam ketum bir adamdı. Dürüsttü. Bizleri kendisi gibi yetiştirdi. Her şeyi o öğretti. Büyükle yan yana giderken, büyük daima sağımızda yürütülecekti. Ve yarım adım da geriden olmak şartıyle. Babam, katı bir adamdı. Sosyal faaliyetler, kaidelere bağlıydı. Yüzmek, top oynamak, kızlarla gezmek, ırmakta yüzmek, içmek yasaktı. Eh, geriye ne kalıyor zaten, di mi?

Babam 1955 de öldüğünde, cüzdanından bir lira çıkmıştı. Sandığından da "Bartın Gazeteleri çıkmıştı." İçinde kendi resimleri olan. Babam, gittiğimiz yerlerin valisine, kaymakamına selam vermeyi öğretmişti. "Nezaket ziyaretlerini" de biz, kendisinden öğrendik.

Her yıl Bartın'a geldiğimde, muhakkak yeni emniyet müdürü ile gider tanışırım. Hikayemi ilgi ile dinlerler. Çok nazik davranışla ve mesleki terbiye icabı, babamın çerçeveli resmi, alt zemin girişindeki duvarından alınır, getirilirdi makam odasına. Kendisine ayrı bir hürmet gösteriliyor. Bunu hissettim.




Bundan evvelki müdür İsa Aydoğdu gibi yaptı yeni müdür Ogün Vural. Getirtti babamın resmini. Aramıza aldık ve resim çektirdik. En çok duygulanmam da şu oldu. Müdür Ogün Vural, " Resimler dikkatimi çekti. Sordum, soruştum. Bu resimlere ulaştım. Babanızın resmi bakıp duada bulundum. Böylesi amirler, bizim boyutumuzu aşar bilgi ve görgüleriyle. Keşke bizler de onlar gibi olabilsek" dedi. Gözleri sulandı. Zor tuttum kendimi.

Ve aynı Bartın Emniyet Müdür Vural dedi ki: " Bir yazı hazırlayacağım. Benden sonraki Emniyet Müdürleri, bu duvardaki canlarımızı toplayıp depoya koymasın" diye dedi. Ne asil bir duygu değil mi?

Babam, Bartınlılar için: "Bartın halkı, kadirşinastır" derdi. Şimdi o, kadirşinas Bartın'ın kolları arasında, Emniyet Müdürlüğü giriş katındaki duvarlarda yeri var babamın. Her sabah onlarla beraber nefes alıyor, onlarla birlikte nefes veriyor. Çok sevdiği Bartın halkının kolları arasında, çok saygın mesleğinin ve meslektaşlarının duyarlı bağırları, onun için manevi bir zırh olmakta.

Evet, evet? Çok sevdiği kadirşinas emniyetin ve Bartınlıların kolları arasında nefes alıyor şimdi o.

Bu işi, eski müdürümüz Burhan Gümüş başlattı. Minnettarım" diyor Muzaffer Cellek.




MERHUM TAHSİN CELLEK'E BİZLER DE MİNNETTARIZ. Minnettarım diyor Muzaffer Cellek, Bartın Emniyet Müdürlüğüne minnettarım diyor... Müdür İsa Aydoğdu'ya, Müdür Ogün Vural'a minnettarım diyor... Eski müdürümüz Burhan Gümüş başlatmıştı diyor.

Biz de minnettarız sizlerden Bartın Emniyetinin değerli müdürleri, Bartın'a hizmetinizden ve de gösterdiğiniz kadirşinaslıktan dolayı minnettarız...

Merhum Tahsin Cellek'e de minnettarız. Kut-ül Amare ve Kurtuluş Savaşı Gazisi, Bartınımızın Emniyet Amirliğini yapan, kendisini tanıyanlar tarafından da saygıyla, sevgiyle yad edilen, merhum Tahsin Cellek'e bizler de minnettarız. Bu vesileyle de Bartın'ın eski Emniyet Amiri rahmetli Tahsin Cellek Bey'i bir kez daha saygıyla hürmetle anıyoruz.

Minnettarız sizden Merhum Tahsin Cellek Bey...

Minnettarız...

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.