Ecen Sigorta
27 Mayıs 2018 Pazar
Anasayfa > SAĞLIK > Obezite ve hipertansiyon taraması başlatıldı
Obezite ve hipertansiyon taraması başlatıldı

Obezite ve hipertansiyon taraması başlatıldı

09.05.2018 16:17 12 14 16 18 yazdır
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Birimi tarafından Bartın Emniyet Müdürlüğü’nde 3 gün sürecek olan Obezite ve Hipertansiyon Tarama Programı başlatıldı.


Nilay Meryem ÇÖMLEK


Bartın İl Sağlık Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Bartın Emniyet Müdürlüğü’nde 3 gün sürecek olan Obezite ve Hipertansiyon Tarama Programı başlattı. Program kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli emniyet mensupları Bartın İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Birimi’nde görevli diyetisyenlerce taramaya alındı.

Obezite, çağın salgın hastalığı. Günümüzde düzensiz ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına hareketsizlik de eklenince çocuk, genç, yetişkin obez hasta sayısı tüm dünyada durdurulamayan bir hızla her geçen gün artıyor. Yetişkinlerde neredeyse 3 kişiden 1’inin, çocuklarda ise 10 kişiden 1’inin obez olduğu görülüyor. Sokakta oyun oynamayı unutan, bilgisayar ve televizyon başında geçirdikleri saatlerin artması ile enerji harcayacak aktivitelerden iyice uzaklaşan, üstüne bir de bol kalorili atıştırmalıkla beslenen çocuklar kolaylıkla obezite hastası olarak karşımıza çıkabiliyor.




Bartın İl Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Diyetisyen Müzeyyen Elmas Kara, vücuttaki kalp ve damar, solunum, hormonal, sindirim, iskelet gibi sistemleri olumsuz yönde etkileyen obezitenin, bazı kanser türlerine de davetiye çıkarttığını belirtti. Diyetisyen Kara, sanılandan daha zararlı olan obezitenin neden olduğu hastalıkları ve sağlık sorunlarını anlatarak şunları söyledi:


“Obezite tüm dünyada önemli bir sağlık problemi olup endokrin (hormonal) metobolik ve davranışsal değişimlerle karakterize çok önemli bir hastalıktır. Rakamlara bakıldığında obezite oranlarının çok yüksek olduğu, yetişkinlerde neredeyse 3 kişiden 1’inin, çocuklarda ise 10 kişiden 1’inin obez olduğu görülmektedir. Obezite bireylerin sadece dış görünümünü etkilemekte değil en önemlisi ileride birçok kronik hastalık yaşamasına sebep olmasıdır. Sebep olduğu kronik hastalıkların başında Tip 2 Diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları başta gelmektedir. Bu yüzden obezite ile savaşmanın esas sebebi estetik amaçlı değil sağlık amaçlı olmalıdır. Nasıl ki hastalanınca iyileşmek için size yazılan ilaçları içmek zorundaysanız obeziteyle savaşmak için de keyfi davranmamalı, ileride kronik hastalıklara yakalanmamak için gerekenleri yapmalısınız.


Yol açtığı hastalıklar


Vücuttaki kalp ve damar, solunum, hormonal, sindirim, iskelet gibi sistemleri olumsuz yönde etkileyen obezite, bazı kanser türlerine de davetiye çıkartır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla artış gösteren Tip II Diyabet, obezlerde yüzde 80 daha çok rastlanır. İnsülin direnci ve eksikliğiyle ortaya çıkan Tip II Diyabet’in görülme riski, bel,kalça oranı yüksek kişilerde ve abdominal yani organ etrafında fazla yağı olan kişilerde daha çok artar.


Kandaki insülinin aşırı derece artmasına neden olur


Vücut ağırlığı ve yağ oranı yüksek olan obezlerdeki insülin direnci, kandaki insülinin aşırı derece artmasına neden olur. Bu durumda böbreklerden sodyumun geri emilimi artar. Aynı zamanda serbest radikallerle birlikte, hücre içindeki kalsiyum birikimini de artıran bu durum, obezlerdeki yüksek tansiyon, kalp hastalıklarını daha da artırır. Vücut ağırlığındaki 1 kilogramlık düşüş, tansiyonda da 1,2-1,6 gibi bir düşüşe neden olur.




Kalp yetmezliğine yakalanma riskleri daha yüksek


Hem obez hem de yüksek tansiyonu olanların, kalp yetmezliğine yakalanma riskleri daha yüksektir. Bu nedenle yüksek tansiyonu olan obezlerin çok sıkı takip edilip, sodyumdan fakir, potasyumdan zengin, kalsiyum ve magnezyum içeriği dengeli bir beslenme tedavisi görmesi zorunludur.


 Kalp hastalıkları riskini ciddi oranda artırır


Obezite ile yağ metabolizması arasında çift yönlü bir ilişki vardır. Obezlerde iyi kolesterol olarak bilinen HDL düşüş gösterirken, kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve VLDL artar. HDL’nin düşüp, LDL ve VLDL’nin artması, kalp hastalıkları riskini ciddi oranda artırır.


İskelet sistemleri hasar görür


Kilo ve yağ fazlalığına bağlı olarak obezlerde; kas, bel, kalça, diz ve eklem ağrıları oldukça sık görülür. Hareketsizlikten dolayı iskelet sistemleri hasar görür. Enerji harcamaları da az olan obezlerin, iskelet sistemi hastalıklarından korunmak için bir yandan zayıflarken, diğer yandan fiziksel aktivitelerini artırmaları gerekir.


Uyku bozukluklarına yol açıyor


Obezlerin sık yaşadığı sorunlarından birisi de uykudayken yaşadıkları solunum bozukluklarıdır. Bunlardan birisi olan uyku apnesinde kişi, nefesini 10 saniyeden fazla tutar. Uyku apnesi ertesi gün, yorgun uyanmaya, performans düşüklüğüne, baş ağrısına ve ses kısıklığına yol açar.


Hormonları da olumsuz etkiliyor


Obez kadınlarda vücut yağının fazla olması; adet bozukluklarına, dolayısıyla kısırlığa ve tüylenmede artışa neden olur.


Kanser riski daha çok


Obez erkeklerde; kolon, rektum ve prostat kanseri riski daha fazladır. Obez kadınlarda ise; göğüs, serviks, rahim ve yumurtalık kanseri riski daha çoktur.”


Bireyin kararlı olması gerekiyor


Obezite tedavisinin, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, uzun ve süreklilik arz eden bir süreç olduğunun altını çizen Diyetisyen Kara, obezite tedavisinde Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi, Egzersiz Tedavisi, Davranış Değişikliği Tedavisi gibi unsurların önemli rol oynadığını kaydederken tüm bu yöntemler denendikten sonra, sağlıklı beslenme programı ve düzenli egzersizlere rağmen yeteri kadar zayıflayamayan obezite hastalarına cerrahi tedavilerin uygulanabileceğini söyledi. Obezite tedavisinde kişiye özel diyet programının belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Kara, tedavi yöntemleri ile ilgili olarak da şunları söyledi:


Kişiye özel diyet planlanmalı


Obezite birey için ‘özel’ hazırlanmış olan zayıflama diyetleri ile çözümlenebilir. İnsanlar kilo vermek için, farklı diyet arayışlarına girseler de genellikle bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Çünkü bireyin kendi ihtiyaçlarına ve isteklerine göre hazırlanmamış diyetlerde süreklilik sağlamak imkânsızdır. Bu yüzden diyetisyen kontrolünde kişiye özel diyet planlanmalıdır.


Hareketli yaşam sağlık demek


Egzersiz ve fiziksel aktivite zayıflamada çok önemlidir. Hareketli bir yaşam tarzı, sağlığı da beraberinde getirir. Fakat egzersiz programına sağlık kontrolünden geçilerek başlanması ve bir profesyonel ile çalışılması önem taşır. Ayrıca, ömür boyu sürdürülebilecek bir egzersiz programı, uzun dönemde kilo kontrolünü kolaylaştırır ve tekrar kilo alma riskini azaltır.


Yanlış alışkanlıklar terk edilmeli


Davranış tedavisinde amaç, bireyin yanlış alışkanlıklarını doğru alışkanlıklar ile değiştirmek ilkesine dayanır. Davranış tedavisinde, stres kontrolünün sağlanmasına yönelik bilgilerin yer alması olumlu etki oluşturabilir. Sonuçta bu tedavide, bireylerin kazandığı sağlıklı davranışları yaşam boyu sürdürmeleri hedef alınmaktadır.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri