Ecen Sigorta
22 Haziran 2018 Cuma
Anasayfa > GÜNDEM > Mesajlarla kutladılar
Mesajlarla kutladılar

Mesajlarla kutladılar

08.03.2018 10:19 12 14 16 18 yazdır
Kentimizin önde gelen yönetici ve siyasetçileri, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü mesajlarla kutladılar.


 Kentimizin önde gelen yönetici ve siyasetçileri, tüm dünyada kadınların eşit ve huzurlu bir yaşam beklentilerini ve özlemlerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlara dikkat çektikleri, her türlü baskı ve sömürüye karşı bir araya geldikleri tarih olan “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü mesajlarla kutladılar.




"Kadına yönelik şiddetle top yekün mücadele edeceğiz"

 

Vali Nusret Dirim: Bir memleketin, nüfusunun yarısını oluşturan kadınların gücünü kullanmaksızın refaha ulaşılabilmesi ve sürdürülebilir bir kalkınmayı sağlaması mümkün değildir. Emeğin, bereketin ve üretimin sembolü kadınlarımızın daha fazla güçlenmesi, kalkınmanın öznesi olması gerektiği inancındayız. Birleşmiş Milletler'e üye birçok ülke ile birlikte Ülkemizde de 25 Kasım 1999 tarihinden itibaren 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak anılmaktadır. Devletimizin tüm kurumları ve sorumluluk sahibi tüm vatandaşlarımız ile omuz omuza hep birlikte kadınlara karşı ayrımcılığın en görünür olduğu, kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için topyekûn bir seferlik duygusuyla; mücadele edeceğimize inanıyorum. Dünden bugüne toplumsal hayatımızın, millet ve Devlet yapımızın odağında yer alan tüm zor şatlarda fedakârlıklarını esirgemeyen kadınlarımızın, bilimde, kültürde, sanatta, sporda, siyasette kısacası hayatın her alanında daha etkin olmalarını diliyor, Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum.




“Kadınlarımız bizim baş tacımızdır”

 

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç: Toplumun yarısını oluşturan, huzurlu ve mutlu bir aile yapısının tesis edilmesinde, güçlü bir toplumsal yapının kurulmasında her zaman en önemli rolü oynamış bulunan, tarihimizde de büyük kahramanları dünyaya getirerek tarihin sürecinde büyük değişimlere yol açan, önderlikleriyle tarihimize damgasını vuran kadınlarımız bizim baş tacımızdır. AK Parti iktidarında, kadınlarımızın güçlenmesini sağladık ve kadınlarımız arasında adaleti sağlayan bir zihniyet devrimini gerçekleştirdik. Kadınlarımızın senelerce maruz kaldığı ayrımcılığı ortadan kaldırdık. Bu devrim niteliğindeki köklü değişikliklerle kadınlarımız ilk kez kılık kıyafetinden dolayı hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan bakan, milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyesi olma hakkına kavuştu. Kamu kurum ve kuruluşlarında da tüm karar alma mekanizmalarında da kadınlarımıza başörtü ile çalışma özgürlüğünü kazandırdık. Bu sayede yıllarca ayrımcılığa neden olan temel bir insan hakkı ihlaline son verdik. AK Parti iktidarı kız çocuklarının okuması için hiçbir iktidarın yapamadığını yaptı. ‘Haydi Kızlar Okula’ kampanyası ile 350 bin kız çocuğumuz okullu oldu. Kadınlarımızın sosyal haklarını iyileştirmeye yönelik değişiklikler, kız çocuklarımızın eğitimine yönelik çalışmalar, kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair çalışmalar, ceza mevzuatımızda kadınlarımızı ve aileyi koruyacak düzenlemeler başta olmak üzere bu güne kadar kadınlarımız lehine yapılan iyileştirmeleri gelinen son nokta olarak görmüyoruz. Bundan sonra da kadınlarımızın daha iyi bir hayat standardına kavuşmaları için her alanda gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceğiz. Bizler kadınlarımızı senenin sadece bir gününde değil, her gününde hatırlayarak, onlara gereken hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu vesileyle başımızın tacı olan ve yarınlarımızın mimarı kadınlarımıza sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle saygılarımı sunuyor, 8 Mart dünya kadınlar gününü kutluyorum.




“Çağdaşlaşma yürüyüşü kadınsız olmaz”

 

CHP Bartın Milletvekili M. Rıza Yalçınkaya: Kadınlar siyasal, ekonomik ve sosyal hakları için yüzyılı aşkın bir süredir mücadele etmektedir. Bizim tarihimizde de fedakâr kadınlarımız, çok önemli görev ve sorumluluklar üstlenmişlerdir. Kurtuluş Savaşımız sırasında cephede ve cephe gerisinde aldığı tarihi sorumlulukla görev alan kadınlarımız, Cumhuriyetimizin ilanıyla birlikte bugünkü çağdaş dünya ülkelerindeki hemcinslerinden çok daha önce tüm hak ve özgürlüklerine kavuşmuştur. Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde; demokratik ve laik bir Türkiye hedefiyle ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal hayata dahil olan kadınlarımız, bütün mesleki, sanatsal ve bilimsel alanlarında çok önemli kazanımlar ve başarılar elde etmişlerdir. Türk kadınının sahip olduğu bütün bu haklar, Atatürk’ün ve Cumhuriyetimizin kadınlarımıza verdiği değerin ve önemin en önemli kanıtı niteliğindedir. Cumhuriyetimiz kadınlarımızla, kadınlarımız da Cumhuriyetle yükselmiştir. Cumhuriyet aydınlığının ortaya koyduğu bu meşale, ne yazık ki üzerinden yıllar içinde karartılmaya çalışılmıştır. Kadınların bağımsız, özgür ve çağdaş birer birey olarak hayatın her alanında var olmalarını sağlayan ve toplumsal eşitlik uğrunda kazanılmış olduğu tüm haklar geçen yıllar içinde yavaş yavaş ellerinden alınmaya çalışılmıştır. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temeline harcı olan kadınlarımız, bugün de toplumsal ve siyasal hayattan kopartılarak eve kapatılmış birer varlık haline getirilmek istenmektedir. Atatürk’ün ‘Kadınlarını geri bırakan toplum, geride kalmaya mahkumdur’ veciz sözünde ifade ettiği gibi çağdaşlaşma yürüyüşünü tamamlamak kadın-erkek hepimizin ortak görevidir. Ülkemizin çağdaş dünya ülkelerini yakalaması; ekonomik, siyasi ve sosyal kısacası her yönden gelişmesi, kalkınması ve güçlenmesinde en önemli rol ise hiç şüphesiz kadınlarımıza düşmektedir. 8 Mart; işte bunun için çok önemli bir tarihtir. Çünkü 8 Mart, ülkemizde ve tüm dünyada, kadın olduğu için sömürülen, fabrikalarda, tarlalarda, alın terini akıtan, yaşama direnen ve haklar için mücadelenin öne çıktığı, birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güzelinin sergilendiği emekçi kadınlarımızın günüdür. Hayatın her alanında eşit haklara sahip, mutlu, özgür ve refah içinde bir Türkiye’yi inşa edene kadar da mücadelemiz devam edecektir. Bu güzel günde; kadın-erkek eşitliğinin yaşamın tüm alanlarında görüleceği, kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kalkacağı, kadın hak ve özgürlüklerinin adil bir biçimde yaşanacağı ve kadınlarımızın, yönetimin her kademesinde daha fazla yer alacağı bir dünya ve Türkiye umuduyla, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.




"Temel öncelik kadının statüsünün güçlendirilmesi"


Belediye Başkanı Cemal Akın: Kadınlarımız hayatımıza yön veren ve yaşamımızın vazgeçilmez parçalarıdır. Tarih boyunca her alanda başarılı çalışmalara imza atan kadınlarımız gurur kaynağımız oldular. Türkiye’nin çağdaşlık yolunda devamlılığını sürdürebilmesi için kadının toplumsal statüsünün güçlendirilmesi ülkemizin temel önceliği olmalıdır. Bu noktada kamu kurumlarımızın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarımızın yürüttükleri kadının bilinçlendirilmesi konusunda yapılan çalışmalar umut vericidir. Ayrımcılığın önlendiği, insanların eşitlik ilkesi çerçevesinde hak ve özgürlüklerini adil bir biçimde kullandığı, kadınlarımızın yönetimin her aşamasında daha çok temsil edildiği bir dünyada yaşamak umuduyla, tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.



 

“Kadının konumu medeniyet göstergesidir”

 

AK Parti Bartın İl Başkanı Turhan Kalaycı: Toplumsal yaşamın her kademesinde her zaman önemli roller üstlenmiş kadınlarımız, üstün bir fedakârlık ve feragat duygusu içinde yaptıkları çalışmalarla, ülkemizin her açıdan kalkınmasında her zaman büyük bir payın sahibi olmuşlardır. Bu bağlamda dilimize yerleşmiş ‘Kadın eli değmek’ tabiri, her zaman bir estetiğin, bir gelişimin, bir tertip ve düzenin, bir olgunlaşma ve bereketin adı olmuştur. Günümüzde kadınlar, olaylara bakış açısındaki duyarlılık ve farklı yaşam tecrübeleri ile hayatın hemen her alanında büyük başarılara imza atmaktadırlar. Şuna içtenlikle inanıyoruz ki;  toplumsal yaşamın her alanında kadına verilecek yer ve değerle, ülkemizin muasır medeniyet seviyesini aşması daha çabuk sağlanacaktır. Kadının konumu en büyük medeniyet göstergesidir. Kadınlarımızın hayatın her alanında eşit, özgür ve adil bir şekilde yerlerini almaları, kadınların başta fiziksel ve ruhsal şiddet olmak üzere toplumsal yaşamda maruz bırakıldığı her çeşit olumsuzluğu izale etmek adına çok büyük adımlar atmış olsak da, daha gidilecek epey yol, alınacak hayli mesafe olduğunun bilincindeyiz. Kadınıyla erkeğiyle el ele, gönül gönüle, daha güzel yarınlara ulaşmak için çabalarımızı sürdüreceğimizi belirterek, ülkemiz ve dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, bütün kadınlarımıza sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.



 

 “Kadınlar, onurlu yaşam şartlarından mahrum”

 

Saadet Partisi Bartın Kadın Kolları Başkanı Fatma Gizli: Bugün kadınların sorunları yerine, hayata dair güzel şeylerden bahsetmeyi çok isterdik. Fakat yapamıyoruz. İmzalanan uluslararası sözleşmelere, yapılan yasal düzenlemelere rağmen ülkemizde ve dünyada, kadın için ‘onurlu yaşam şartlarının’ oluştuğunu söyleyemeyiz. Tam aksine kadın, vahşi kapitalist ekonominin, adaletsiz çalışma şartlarına mahkûm olmaktadır. Sigortasız, sosyal hakları olmadan, düşük ücretlere çalıştırılmaktadır. En doğal hakkı olan ‘annelik’ hakkını ertelemekte, varsa evladına hasret kalmaktır. Medya ve reklam dünyasında ‘cinsel bir meta’ olarak istismarın en acımasızını yaşamaktadır. Çeşitli ailesel ve çevresel nedenlerle, eğitim ve sağlık hizmetlerinden, hak ettiği gibi yararlanamamaktadır. Töre cinayetleri, çocuk yaşta zorla yapılan evlilikler, ülkemizin en derin yaralarıdır. Siyasal, hukuksal, sosyal düzenlemelere rağmen şiddet her geçen gün artarak binlerce can almıştır. Bugün kadınlar, anneler olarak evlatlarımız için, memleketimiz için, umutları tekrar yeşertebilmek ve insanca onurlu yaşayabilmek için bir aradayız. Kocaeli’nde daha 17 yaşındayken öldürülen Ecem Balcı için bir araya geldik. Çünkü anneyiz... Sakarya'da karnındaki bebeği, elindeki çocuğuyla katledilen bu millete, Suriye'den emanet gelen, ama emanete sahip çıkamadığımız Emani için bir araya geldik. Çünkü kardeşiz... Bugün Helin Palandöken için, 3 yaşındaki yavrunun hakkını sormak için, ismini sayamadığımız öldürülen kardeşlerimiz için bir araya geldik. Çünkü insanız... Biz insanın ölümünü alemin ölümü olarak biliriz. Görüşleri, düşünceleri, hayat tarzları farklı olsa da hepimiz insanız... Onlar bizim kardeşimiz, ablamız, evladımız, annemiz... Ve bizler onların hakkını aramak, adalet istemek için buradayız! Biz küçük yaşta zorla evlendirilen çocuklarımız için buradayız! Biz bir evladı askerde bir evladı dağda olan annemizin, çaresizliği için buradayız! Biz ağır ekonomik şartlar altında ezilen kadınlarımız için buradayız! Batının bize dayattığı, çözümsüzlük getiren uygulamaların yerine, sorunların çözümünü; kadının, aile ve toplumsal hayattaki yerine ait zihniyetin, kadına yönelik bakış açısının, inancımızın ve medeniyetimizin bildirdiği referanslar çerçevesinde değişmesinde görüyoruz. Eşitlik kavramının uygulanması kadının mağduriyetini giderilmemiş, adalet tesis edilememiştir. Toplumsal huzur ve mutluluk ancak adalet ile gerçekleşir. Bu yüzden; hak ve adalete dayalı yeni bir dünyanın kurulumunu keyfiyet değil, zaruret görüyoruz.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri