12 Aralık 2017 Salı
Anasayfa > SAĞLIK > Kadınlar kanser konusunda bilgilendirildi
Kadınlar kanser konusunda bilgilendirildi

Kadınlar kanser konusunda bilgilendirildi

20.11.2017 09:36:11 12 14 16 18 yazdır
Bartın İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürü Dr. Ebru Baycık Gürbüzerol ve Kanser Birim Sorumlusu Sevilay Dikyurt, RİMAKS Tekstil'de çalışan kadınlara farkındalık ve bilgilendirme eğitimi verdi.

NİLAY MERYEM ÇÖMLEK
Eğitim sonrasında da katılımcıların talepleri doğrultusunda Bartın Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) personeli tarafından fabrikaya gidilerek isteyen personellerin kanser taramaları yapıldı. 
Bartın İl Sağlık Müdürlüğü kanser taramalarındaki başarısını sürdürmeye kararlı görünüyor. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü ve Kanser Birimi farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. 



Bu çalışmalar kapsamında geçtiğimiz günlerde RİMAKS Tekstil'de İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü'nce bir eğitim gerçekleştirildi. Eğitim sonrasında katılımcıların talepleri doğrultusunda, yöneticilerle gerekli görüşmeler yapılıp, izinler alındıktan sonra fabrika çalışanlarına kendi ortamlarında Mobil Kanser Tarama Aracı ve Sağlıklı Yaşam aracında meme ve serviks kanseri taraması da yapıldı.


Dr. Koç: "Taramalardaki istikrarlı başarımızın sırrı bu"


Kanser taramaları ile farkındalık ve bilgilendirme çalışmaları hakkında bilgiler veren İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, "Bartın Sağlık Müdürlüğü olarak kanser taramalarında yıllardır istikrarlı bir şekilde devam eden başarımızın sırrı; durmaksızın çalışmak ve her yerde, her ortamda, bulduğumuz her fırsatta herkeste kanser ve kanser taramaları konusunda farkındalık oluşturmak ve bilgilendirme yapmaktan geçiyor. Bu amaçla ilimizde bulunan ve 320 kişilik bir kadroyla çalışan RİMAKS Tekstil çalışanlarına yönelik olarak RİMAKS Tekstil fabrikası yemekhanesinde farkındalık ve bilgilendirme eğitimi yapılmıştır. Eğitim sonrasında katılımcıların talepleri doğrultusunda, yöneticilerle gerekli görüşmeler yapılıp, izinler alındıktan sonra fabrika çalışanlarına kendi ortamlarında Mobil Kanser Tarama Aracı ve Sağlıklı Yaşam aracında meme ve serviks kanseri taraması yapılmasına karar verildi.



Kanser taramaları da yapıldı


Eğitime ilginin yoğun olması, kendisinin ve yakınlarının kanser taramalarını yaptırmaya karar vererek talepte bulunan personel sayısının yüksek olması kendimiz ve katılımcılarımız adına mutluluk verici oldu. Katılımcıların talepleri doğrultusunda Bartın KETEM personeli tarafından fabrikaya gidilerek isteyen personellerin kanser taramaları yapılmıştır. RİMAKS tekstilin nezdinde toplum yararına gerek bizim gerekse diğer kurumların yaptığı çalışma ve projelere önem göstererek destek veren tüm özel, resmi kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederiz. Tarama ve farkındalık etkinliklerimiz diğer kurum ve kuruluşlarımızda da devam edecektir." dedi. 


Kadınlarda en sık görülen kanser türü


Kanserde erken teşhisin önemine vurgu yapan Kanser Birim Sorumlusu Sevilay Dikyurt, kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu belirterek önemli bilgiler verdi. Meme kanseri nedenleri, risk faktörleri, belirtilerini anlatan Dikyurt, şunları söyledi:
"Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Meme dokusunun herhangi bir yerinden kaynaklanabilir. En sık görülen tipi; meme kanallarından kaynaklanan 'duktal' kanser denen kanserlerdir. Süt üreten bezlerden köken alan 'lobüler' kanserler de sık görülür. Ayrıca diğer dokulardan kaynaklanan daha nadir medüller, tübüler, müsinöz gibi tipleri de vardır. Meme kanseri oluşumunda genetik değişiklikler çok önemlidir. Genetik yapıda çeşitli faktörlerin ve normal yaşlanmanın etkisiyle ortaya çıkan bozukluklar kansere neden olur. Ancak meme kanserlerinin sadece yüzde 7-9'luk bir kısmı ailesel geçişlidir. Özellikle anne tarafında genç yaşta meme kanseri ve erkek meme kanseri görülmesi ailesel bir geçişe işaret edebilir.


Meme kanseri riskini arttıran faktörler? 


Kadın cinsiyet ve yaşlanma meme kanseri için en önemli risk faktörleridir. İlk doğum yaşı: 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapanlarda, 18 yaş öncesinde ilk doğumunu yapanlara göre risk artmaktadır. Daha önceleri doğum sayısı ile kanser gelişimi arasında ters ilişki olduğu öne sürülmüşse de bu ilişki gösterilememiştir. Yine de hamilelik döneminde östrojen hormonunun daha düşük seviyelerde olması bu koruyucu etkinin ortaya çıkmasını sağlıyor olabilir. İlk âdetini erken yaşlarda görenler, yaşam boyu daha uzun süre östrojen hormonuna maruz kalacaklarından dolayı risk artmaktadır. Menopoz bilindiği gibi kadının adetten kesildiği, doğurganlığının sona erdiği dönemdir. İleri yaşta menopoza girme meme kanseri riskini arttırmaktadır. Burada da etken uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmadır. En az bir yıl süreyle emzirmenin koruyucu etkisinin olduğunu gösteren verilerin yanı sıra herhangi bir etkisinin olmadığını iddia eden çalışmalar da mevcuttur.



Doğum kontrol hapları kanser riskini arttırıyor!


Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı meme kanseri gelişim riskini arttırmaktadır. Bunun yanı sıra en az beş yıl süreyle bu ilaçların kullanılmasının kalın bağırsak, rahim ve over (yumurtalık) kanseri riskini azalttığı gösterilmiştir. 10 yıldan daha uzun süre kullanımlarda ve özellikle genç yaşta (20 yaş öncesinde) kullanmaya başlamakla meme kanseri, kalp krizi ve inme riski artmaktadır. Burada özellikle belirtilmesi gereken husus doğum kontrol hapıyla birlikte sigara içiminin ciddi sorunlara yol açabileceğidir. İkisi birlikte kalp hastalıkları ve inme riskini belirgin arttırmaktadır. Menopoz sonrası hormon tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle menopoza bağlı şikâyetlerin ortadan kaldırılması veya azaltılması amacıyla kullanılırlar. Bu ilaçlar vücudun üretimini kestiği östrojen ve progesteron hormonlarını içermektedir. Bu ilaçları 5 yıl ve daha uzun süre kullanan menopoz sonrası dönem kadınlarda meme kanseri ve rahim kanseri riski artar.


Moral önemli!


Bazı risk faktörleri sizin kontrolünüz altındadır. Genel sağlık durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma, sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Ancak bunlar riskinizi tamamen yok etmez. Bu nedenle meme kanserine yakalanmışsanız bu hiçbir şekilde sizin veya başkasının suçu değildir. Kendinizi suçlu hissetmek veya yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri veya kişileri suçlamanızın size bir faydası yoktur; tam aksine moralinizi yüksek tutmak tedavinizi de olumlu yönde etkileyecektir."


İşte meme kanserinin belirtileri...


Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi, memede ağrısız, zamanla büyüyen bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların çok azında ağrı da belirtilere eşlik edebilir. Daha nadir olarak memede çekintiler, deride kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar ve meme ucunun hassaslaşması ya da içe dönmesi de dâhil olmak üzere meme ucu belirtileri yer almaktadır. Sanıldığının aksine ağrı ve kanlı akıntı ileri evrelerde ortaya çıkmaktadır. Erken evrede meme kanserleri diğer kanser çeşitlerinde olduğu gibi ileri dönemlere gelene kadar belirgin bir belirti vermeyebilir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Bu nedenle, meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamanız çok önemlidir. Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını arttırır. Erken tanı için üç temel yöntem uygulanabilir. Bunlar; evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri, doktor tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri ve mamografi (meme röntgen filmi) olarak sayılabilir. Kadınların 20 yaşından sonraki dönemde, her ay memelerini kendi kendilerine muayene etmeleri gereklidir. Menopoz öncesi dönemde âdetin başlangıcından sonraki 7-10. günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı gününde muayene yapmalısınız. Meme dokusu içerisinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde vakit geçirmeden doktora başvurunuz. 20 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırınız. Bu şekilde takip edilen kadınlarda kanserin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı ölümlerde yüzde 30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır."



"Hızlı bir süreç değil"


Meme kanseri oluşumunun çok hızlı bir süreç olmadığını ifade ederken meme kanserinin evreleme sürecinden de bahseden Dikyurt,  "Meme kanseri oluşumu çok hızlı bir süreç değildir. Tümör ortalama 5-7 yılda 1 cm büyüklüğe erişir. Yayılımı öncelikle lenf kanalları yoluyla koltuk altı lenf bezlerine ve daha sonra kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara olur. Tümörün yayılımını tespit etmek için evreleme yapılıp, tedaviye karar verilir. TNM sistemi adlı bir evreleme sistemi kullanılır. T tümör çapını, N hastalıklı koltuk altı lenf bezi sayısını, M ise uzak yayılım (metastaz) durumunu belirtir. Buna göre 4 evreden bahsedilebilir. Erken evre hastalık dendiğinde evre I, II ve bazı evre III tümörler anlaşılır. Evre III tümörlerin bir kısmı ve evre IV tümörler ileri evre olarak adlandırılır" dedi. 


"Tedavilere doktorunuz karar verecek"


Erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi yapılmasının uygun olduğunu ifade eden Bartın Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Birimi Sorumlusu Dikyurt, şöyle konuştu:
"Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir ekip tarafından yapılmalıdır. Bu ekibin temel üyeleri meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğudur. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tercih edilen cerrahi şekli meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi ameliyatıdır. Ancak, erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi yapılması da uygundur. Kanserli dokunun memeden, çevresinde bir parça sağlıklı meme dokusu bırakılarak çıkarılmasına lumpektomi adı verilir. Ancak, lumpektomi yapılan memelere daha sonra radyoterapi verilmesi şarttır. Yapılan çalışmalar sonucunda meme koruyucu cerrahi sonuçlarının mastektomi ile benzer olduğu anlaşılmıştır. Bu yaklaşım özellikle batı ülkelerinde mastektomiye tercih edilmektedir. Sevindirici olarak ülkemizde de giderek daha çok uygulanmaktadır. Cerrahi sonrası gerekiyorsa tamamlayıcı olarak kemoterapi veya hormonoterapiler tıbbi onkologlar tarafından yapılır. Bazı durumlarda radyoterapi de uygulanması gerekebilir. Tedavi kararı verirken tümörün büyüklüğü, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmaması, tümörün hormon bağımlılık durumu, Her2 (c-erb-B2) adı verilen kanser geninin varlığı gibi faktörler göz önüne alınır. Tümörün büyük olduğu durumlarda tedaviye önce kemoterapi ile başlanıp tümörün küçültülüp cerrahiye uygun hale getirilmesi gerekebilir. Bu tedavilere doktorunuz karar verip sizi yönlendirecektir."



"Yılda 1 kez meme muayenesi yaptırın"


Erken tanının önemine de değinerek kanser tarama programları hakkında bilgiler veren Dikyurt, "Normalde 20 yaşından sonra meme muayenesi ve yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırmanız önerilir. Bu nedenle, erken dönemde hastalığın yakalanması için kadınların bilgi sahibi olması gereklidir. 40 yaşından sonra 2 yılda bir mamografi çekilmesi önerilmektedir. Ulusal kanser tarama programı önerilerine göre ülkemizde uygulanan meme kanseri tarama protokolü gereği 20-40 yaş arası; ayda bir kendi kendine meme muayenesi, iki yılda bir klinik meme muayenesi, 40-69 yaş arası ayda bir kendi kendine meme muayenesi, yılda bir klinik meme muayenesi, iki yılda bir mamografi çekilmesi gerekmektedir" dedi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri