Ecen Sigorta
22 Eylül 2018 Cumartesi
Anasayfa > GÜNDEM > "Havaalanı için üç kent birlikte hareket etmeli"

"Havaalanı için üç kent birlikte hareket etmeli"

13.09.2018 10:24 12 14 16 18 yazdır
Bartın'da en fazla eksikliği hissedilen yeşin havaalanı olduğunu belirten Vali Nusret Dirim, ekonomik şartların Bartın, Zonguldak ve Karabük’ün havaalanı ile ilgili olarak birlikte hareket etmesini zorunlu kıldığını söyledi.


TOLGA AKINER

Bartın Valisi Nusret Dirim, Bartın’da eksikliği en fazla hissedilen şeyin havaalanı olduğunu belirtirken, “Bartın’ın biraz daha ulaşımının büyükşehirlerle daha entegre hale gelmesi için bir kere havaalanı olmazsa olmazı diye düşünüyorum. Turizm hareketliliği için nitelikli turist havayolu ile gelecektir” dedi ve daha ekonomik olması açısından şartların Bartın, Zonguldak ve Karabük’ün havaalanı ile ilgili olarak birlikte hareket etmesini zorunlu kıldığını söyledi. Bartın Limanı’nın önemine de değinen Vali Dirim, limanın kapasiteinin arttırılması gerektiğini bunun Sakarya’dan başlatılan ve ilimize kadar geleceği belirtilen demiryolu çalışmasının tamamlanması ile gündeme gelebileceğini de ifade etti. Vali Dirim, bu kapsamda çevre yolunun da mutlaka Bartın Limanı ile entegre edilmesi gerektiğini, bunun da o kadar zor bir iş olmadığını söyledi. Bartın için müjdeler de veren Vali Dirim, “İnkumu yolunu duble yol yapmayı düşünüyoruz. Güzelcehisar yol ayrımına kadar Özel İdare, devamını Belediye yapmasını istiyoruz” derken, Kaman köyü yakınlarında arazisi hazırlanan “Katı Atık Depolama Tesisi’nin ihalesinin de birkaç ay içinde yapılacağını duyurdu.



 

EYBEY olarak ziyaret ettik

 

Bünyesinde Bartın Halk Gazetesi ve Bartın Pusula Gazetesi’ni bulunduran EYBEY Medya ve Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin sahibi Mustafa Ahmet Oktay ve her iki gazetenin çalışanları olarak, Vali Dirim’i nezaket ziyaretinde bulunduk. Yeni şirket yapısı hakkında bilgi verdiğimiz Vali Dirim ile kentimizin sorunları hakkında da sohbet etme, sorular sorup yanıtlarını alabilme imkanı bulduk. Kalabalık bir ekiple ziyaret ettiğimiz için bizleri toplantı salonunda kabul eden Dirim’e, Bartın Valiliği Basın Müdürü Esat Kocael de eşlik etti.

 

“Büyüklerimizin takdiri…”

 

Samimi bir sohbet havasında geçen ziyaretimizdeki ilk sorumuz, şüphesiz Bartın’daki hemen herkesin aklındaki ilk soru olan kamuoyundaki valiler kararnamesi beklentisine yönelik oldu. Sorumuza “Büyüklerimiz nasıl takdir edecek bilemiyoruz” diyerek oldukça politik bir yanıt veren Vali Dirim, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ne geçilmesi ile birlikte bir takım bürokratik görevlerin süresinin de Cumhurbaşkanı’nın görev süresi ile eşleştirildiğini anımsatırken, şunları söyledi:

“Valiler, Bakan Yardımcıları, Genel Müdürler, bir takım kurum ve kuruluşların yöneticileri Cumhurbaşkanımızın ataması ile göreve başlıyorlar, Cumhurbaşkanımızın görev süresi sona erdiğinde onların görev süreleri de otomatik olarak sona erecek. Eğer yeni seçilecek olan Cumhurbaşkanı atarsa devam edecek, atamazsa görevi olmayacak. Tabi sistemde bu şekilde bir değişiklik olunca, kamuoyunda da ‘Acaba mevcut yöneticilerle çalışmaya devam edilecek mi edilmeyecek mi?’ diye bir beklenti oluştu. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız önceki Cumhurbaşkanımız olduğu için görevimiz şu an için devam ediyor. Ancak görevimizin devamı ile ilgili başka bir irade ortaya çıkarsa tabi ki onun gereği olacak.”




“Bartın’a alıştım, çok seviyorum”

 

Bartın’da 2 yılı geride bıraktığını anımsatan Dirim, bu süre zarfında hem kendisinin hem de eşinin Bartın’a çok alıştıklarını belirtirken, “Bu süre zarfında çok güzel dostluklar kurduk, halkımızla yakınlaşma imkânımız oldu. Bartın’ı yakından tanıdık, ilçelerini tanıdık, köylerini tanıdık. Projeler üretmeye ilimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Ama bunu yaparken elbette ki zorlukları da var. İnsanlara yeni bir şeyi sunmak, kabul ettirmek kolay olmuyor ama bizler için keyifli ve güven veren bir çalışma ortamı olduğu için Bartın’ı çok seviyoruz” dedi.

 

Havaalanı olmazsa olmaz

 

2 yıllık görev süresince Bartın’da en fazla eksikliğini hissettiği şeyin ne olduğunu sorduğumuzda ise Vali Dirim, şunları söyledi:

“Bartın’ın biraz daha ulaşımının büyükşehirlerle daha entegre hale gelmesi için bir kere havaalanı olmazsa olmazı diye düşünüyorum. Turizm hareketliliği için nitelikli turist havayolu ile gelecektir. Nitelikli turist açısından Bartın’ı biraz şanssız görüyorum. Tarifeli uçuşların en azından İstanbul’dan buraya günde bir kere de olsa yapılması lazım. Eğer bu sağlanabilirse çok güzel olur. Karayolu ile genelde yakın mesafelerden bir iç turizm harekete oluyor. Çok gazla nitelikli turist gelmiyor. Havaalanı sorununu Bartın, Zonguldak ve Karabük olarak biraraya gelerek mutlaka çözmemiz lazım. Zonguldak ile bu konuda devamlı temas halindeyiz. Onlar pisti biraz uzatırken, her türlü hava koşulunda uçaklara güvenli iniş ve kalkış imkânı sağlayacak olan elektronik cihazlarla mevcut havaalanını modernize edecekler. Mevcut havaalanının bir zorluğu var. Özel mülkiyetle Özel İdare’nin ortak mülkiyetinde... Devlet Hava Meydanları’na bağlı olmadığı için yatırımlarını onlar yapmıyor, kendileri yapmak durumundalar. Ama yapılması planlanan yatırımın maliyeti de oldukça yüksek. Bunu çözmeye çalışıyorlar. Bu maliyeti kim karşılayacak? Bunun üzerine çalışıyorlar. Biz bir ara Bartın kendi havaalanını yapsın diye bir konu gündeme getirmiştik. Onun üzerine onlar hemen harekete geçtiler, ‘Biz bunu çözüyoruz’ dediler. Buraya heyetler geldi. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ile görüşmeleri oldu. Bu çalışmalara bir ivme kazandırdı. Aslında, havaalanını Bartın, Zonguldak ve Karabük’ün birlikte yapmamız doğru olanı. Çünkü hiç kimsenin tek bayına burada bir havaalanı çalıştıracak potansiyeli yok. Mesela Bartın’ın bir havaalanı olsa bu ancak Zonguldak ve Karabük de bu havaalanını kullanacak olursa ekonomik olabilir. Zonguldak’ın kendi havaalanı olsa keza aynı o da tek bayına bunu ekonomik olarak sağlayamaz Bartın ve Karabük’ün de bu havaalanını kullanması doğru olacaktır. Şu anki veriler aslında üç kenti birlikte hareket etmeye zorluyor.



 

“Liman, demiryolu ile büyütülecektir”

 

Ayrıca Bartın’ın mutlaka bir demiryolunun olması lazım Demiryolunun olmaması Bartın’ın ekonomisini kötü etkiliyor. Limanın daha da büyümesi, kapasitesini arttırması lazım ki, bu da zaten demiryolu ile alakalı diye düşünüyorum. Eğer demiryolunun Bartın’a kadar gelmesi sağlanırsa liman da doğal olarak büyütülecektir. Bu konularda yapılan çalışmalar var. Sakarya tarafında yapım faaliyeti sürüyor. Bartın’a kadar gelecek. Belki demiryolu Bartın’a kadar geldiğinde liman ile ilgili bir genişletme gündeme gelebilir.

 

“Çevre yolu limana bağlanmalı”

 

Çevre yolunun da tabi ki limana mutlaka bağlanması gerekiyor. Bu çok zor bir konu değil. Zaten limana giden yolun önemli bir kısmının çift şerit olmasında bir sıkıntı yok. Bu bildiğim kadarıyla henüz tam projelendirilmedi. Bartın Irmağı’nın rekreasyon ve rehabilitasyonu ile ilgili projeyi biraz bekliyorlar. Çünkü bu proje de tam netleşmedi. Proje üzerinde DSİ hala çalışıyor. Hangi alanlar ıslah kapsamında değerlendirilecek diye. Bazen barajlarla ilgili gelişmeler sonrasında verileri güncellemeleri gerekiyor. Çünkü suyun debilerinde değişme olduğu, eskisi gibi çok geniş bir yatağa ihtiyaç olmadığını düşünüyorlar. Belki su kapasitesi daraltılabilir gibi düşünüyorlar. Bunlar birlikte yürütülmesi gereken konular. Karayolları da bunları takip ediyor. Karayolları, Bartın Irmağı üzerine köprü yapacak bu projeye bağlı olarak. Bu konuda çok bir gecikme olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Karayolları aynı anda pek çok noktada çok büyük işleri yapabilecek kapasitede. Mesela Kurucaşile’ye doğru giderken gördüğünüz tünellerde, yollarda çok ciddi bir çalışma var. Belki dışarıdan görünmüyor ama dağların içerisinde bütün ekipler 24 saat çalışıyor. 2020’de Bartın-Kurucaşile yolunu bitirmiş olacaklar. Yol bitince Bartın için Amasra’ya ulaşım ne kadar kolay ise Kurucaşile’ye de ulaşım o kadar kolay olacak. Vatandaş kısa sürede Kurucaşileye gidip gelebilecek, zaman kaybetmeden işlerini halledebilecek.  Yolun turizmin canlanması açısından da önemli etkileri olacak.”



 

“Bartın’da işini bırakan herhangi bir firma yok”

 

Son aylarda ekonomide yaşanan kriz ve özellikle de döviz kurlarındaki yükselişin ardından Maliye Bakanı tarafından açıklanan kamu kurum ve kuruluşlarının kemer sıkacağı ve bu çerçevede bazı projelerin şimdilik ertelenebileceği yönündeki açıklamalar anımsatılarak ilimizde bu gibi projelerin olup olmadığını, devam eden projelerde de sıkıntı yaşayan yüklenicilerin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine ise Vali Dirim, devam eden, önceden ihalesi yapılan yatırımlarla ilgili müteahhitlerin çalışmalarına devam ettiklerini ancak bazıları için ekonomik zorlukların olduğunu duyduklarını ifade etti. Dirim sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zamanında tedbirini ya da malzemesini almayan firmaların bazı zorluklarla karşılaştığını duyuyorum. Belki bununla ilgili bir değerlendirme olabilir Bakanlar Kurulu kararıyla. Yeni bir değerlendirme düşünebilir. Ama herhalde bu dolardaki dalgalanmanın sakinleşmesi beklenecek. Bu firmaların sıkıntı çekmesi de Türkiye’nin zararına olacaktır. Tabi müteahhit firma ihaleyi tamamlayamadığı zaman sıkıntılar meydana gelebiliyor. Ama şu an Bartın’da işini bırakan herhangi bir firma yok. Mevcut yatırımlar devam ediyor. Devam etme iradesini sürdürüyorlar bu dönemde bu güzel bir şey. Tabi devletimiz onları desteksiz bırakmayacaktır.

 

Fırsatçıları uyardı

 

Ama bu esnada bazıları fırsatçılık yapanlarda oluyor. Döviz dalgalandı diye fiyatlarını yüzde 100 yüz artırmaya kalkışanlar var.  Vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Tabi bu konu Ticaret Bakanlığımız tarafından takip ediliyor. Vatandaşlarımız bunu şikayet olarak bildirdiği zaman gerekli denetimler yapılıyor.”

 

“Trafik sıkıntısı olduğunu düşünüyorum”

 

Vali Dirim’e yönelttiğimiz bir diğer soru ise İnkumu yolu üzerindeki taş ocaklarının, son zamanlarda neredeyse yola sıfır çalışmasının trafiğe olan etkisi ve bu sorunun ne zaman nasıl çözülebileceğine yönelik oldu. Kendisinin de oradan geçerken yola çok yakın bir mesafede çalışmaların sürdüğüne şahit olduğunu belirten Dirim, bölgede Jandarma ekiplerinin sürekli olarak yol güvenliğini kontrol ettiklerini söyledi. Dirim, taş ocağının ruhsatlı sahada çalışma yürüttüğüne dikkat çekerken, “Gerekli tedbirleri almak şartıyla çalışmalarını yapıyorlar. Patlatma yapılacağı zaman jandarmaya haber veriliyor. Trafik akışı kesiliyor ve tüm gerekli önlemler alınıyor. Patlamadan sonra bölgede sakinleşince trafik tekrar açılıyor. Günlük çalışmalarda da kepçeler çalışıyor ve yüklemeler yapılıyor. Trafiği çok sıkıntıya sokan bir durum olduğunu bende düşünüyorum. Orada başka bir yol imkanı olmadı sanırım. Oradaki alanı bitirinceye kadar bu çalışmalar devam edecek. Çok uzun süreler devam edeceğini düşünmüyorum” dedi. Dirim açıklamalarını şöyle sürdürdü:



 

İnkumu’na duble yol gündemde

 

“İnkumu yolunu duble yol yapmayı düşünüyoruz. Güzelcehisar yol ayrımına kadar Özel İdare, devamını Belediye yapmasını istiyoruz.  Zaman zaman bunla ilgili görüşmeler oluyor. Belediye de buna sıcak baktığını ifade ediyor. Böyle bir iradede ortaya çıkacak gibi görünüyor. Bunun dışında bariyer yapılması gereken yerler gözüküyor. Aslında orada bir tünel projesi var. Tünel çok bir maliyette değil. Bence tünel güzel bir çözüm olur. Duble yolda geldiğinde tünelle girilir. Diğer yolda alternatif olarak kullanabilir.

 

“Katı Atık Depolama Tesisi’nin ihalesi yapılacak”

 

İnkumu’nun tepesinde bir çöplüğümüz var. O çöplükte kapatılacak. Orada güzel bir sosyal alan yapmak istiyoruz. Mesire alanı, seyir terası gibi bir proje yapılabilir. Hükümetimizin yeni açıklanan 100 günlük icraat programında Katı Atık Depola Alanı projesi de yer alıyor. Arkadaşlarımız son bilgileri Ankara’ya götürdü. İller Bankası, Katı Atık Depolama Tesisi’nin ihalesini yapacak. Katı Atıklar orada depolanacak, ayrıştırılacak ve enerjisi alınacak. Çimento fabrikasının istediği standartlarda preslenip yakılacak hale getirilerek çimento fabrikasına satılacak. Bartın’da tüm belediyelerin toplandığı çöpler buraya gelecek. Böylece atıklar tamamen bertaraf edilmiş olacak. Bu çok önemli bir proje olarak dikkat çekiyor.”



 

“Bartın mantısını çok sevdim”

 

Vali Dirimle sohbetimizde tabi ki sürekli ciddi konuları konuşmadık, Valimize Bartın’ın yöresel yemeklerinden en çok hangisini beğendiğini, neleri yemekten keyif aldığını sorduk. Piyasada hizmet veren restoranlardaki Bartın yöresine has lezzetlerle evlerde yapılanların aynı lezzette olmadığını gözlemlediğini ifade eden Vali Dirim, “Mesela bizim konakta bir aşçımız var. Bir gün Bartın mantısını yaptı. O kadar güzeldi ki… İnanın dışarıda yediklerinizden lezzet olarak çok farklı. Geçen yıl Belediye’nin bir etkinliğine katılmıştım, zannedersem Yöresel Yemekler Yarışması’ydı, Bartın Mantısı’nı eğer ilk kez orada tatmış olsaydım eminim bir daha hiç yemezdim. Bayramlardaki lezzetler, baklava, su böreği, yaprak sarma çok güzel” dedi.



 

Amasra’yı sakin olduğunda seviyorum

 

Bartın’da en çok nereyi sevdiğini sorduğumuz da ise “Amasra” yanıtını veren Vali Dirim, “Ama en çok sakin olduğunda seviyorum Amasra’yı. Böyle el ayak çekilince… Yaz aylarındaki ve özellikle de bayramlardaki kalabalık hali ile değil. Bu aydan sonra Amasra’da dolaşmak, ona tepeden bakmak, Amasra’yı yukarıdan seyrederken bir çay içmek gerçekten muhteşem. Bunun yanısıra Güzelcehisar’ı çok beğeniyorum. İnkumu aynı şekilde. Kurucaşile tarafında da turizme kazandırılması gereken çok güzel yerler var. Kapısuyu arkasında vadi var, Küre Dağları’na çıkan yamaçların dibindeki kayalar… Oralarda çok güzel turizme yönelik çalışmalar yapılabilir” diyerek ilimizin doğal güzelliklerine olan hayranlığını da dile getirdi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri