22 Şubat 2018 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Nihat YASA > GERDOSLU BİR ÂYAN-2
Nihat YASA

GERDOSLU BİR ÂYAN-2

18.10.2017 09:20 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Nihat YASA


İlk bölümünü dün yayınladığımız "Gerdoslu Bir Âyan" adlı yazımıza bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Gediz mi, yoksa Gerdos mu?

 

Gediz kazası müdürü ve seren ve sütun nazırı Hasan Çelebi oğlu Halil Ağa'nın oğlunun bazı müstediyatı sizlere; Devlet arşivlerinin  web sayfasının ana başlığında Gediz kazası yazan bir  belgenin içeriğinde Gerdos Kazası yazdığının tipik bir örneğini sunuyorum.

"Ma'ruz-ı bendeleridir ki; Rabbimiz Teâlâ ve tekaddes hazretleri ömrü ikbali şahaneyi ruz-ı efzun buyursun. Gerdos Kazası Müdürü ve Seren ve Sütun Nazırı Hasan Çelebioğlu Halil Ağa mukaddemce vefat etmiş ve müteveffayı merkumun büyük oğlu Hasan Ağa bendeleri Dersaadete gelüb müdürlük-i mezburunma'a nezaret uhdesine ihale buyrulması bulunmuş ve müteveffayı merkum bir uygunsuz adam olduğundan fukaranın cümlesi kendüsünden dilkirolub oğlu Hasan Ağa bendelerinden dahi ahalinin bazısı müşteki ve bazısı hoşnut suretinde iselerde merkum hakkında henüz bir gune tecrübe sebkat etmemiş ve müteveffayı merkum ashab-ı servetden olduğu müsellem ve saye-i şevket vâye hazreti şehriyâride usul-ı mahasin-i şümul hasene iktizası üzere bi'l-cümle emlak ve eşyası oğullarına intikal ederek bir şey istenilmeyeceği emri gayri mübhem ise de fakat müdürlik-i mezburma'a nezaret kendüsüne ihale buyrulduğu suretde pederi müteveffayı merkumun leffen takdimi savbisamileri kılınan bir kıt'a varakada muharrer derkenar mantukunca sinin-i malume bekayasından olarak ahaliden bi't-tahsil zimmetine geçirmiş ve tahsil etmek üzere bulunmuş olduğu tahkik olunan yedi bin dört yüz kırk beş kıt'asiran ve sütunu nizam ve usülu vecihle tekmiylen tersane-i amireyete' diye etmek ve Gerdos Nahiyesinde derdest inşa olan bir kıt'a kereste sefinesinin gayri ez kereste baha amele icaratıyla masarıf-ı sairesini kendü bedeninden ifa ederek az vakitte inşa ve tekmiline itina eylemek ve tersane-i amirede kain olub inşası emr u irade-i seniyye-i şahane muktezayı münifinden olan çeşmeler ebniyesinin masarıfatına henüz bir mahalden akçe tertib olunmamış olduğundan ebniye-i merkume içün tersane-i amire hazinesine dahi yüz bin kuruş ber-vechi peşin ve yüz elli bin kuruş dahi iki taksit ile yani iki mah mürurunda eda etmek üzere beş yüz kese akçe vermek ve herhalde siyanet ve himayet-i fukara maddesine bi'l-itina ahali ve fukaranın canib-i celilü'l-menakib hazreti şehinşahiyeisticlab-ı deavat-ı hayriye yerlerine sa'yuevfa ederek bir gune iştika vuku bulmamak ve eğer bir türlü şikayet zuhur eder ise bi't-tebdil te'dibi icra kılınmak ve müteveffayı merkumun ahali ile olan bi'l-cümle hesabları tersane-i amire canibinden müstakillen bir katib tayiniyle ber-nehci şer'i bir ru'ye ahalininne mikdar-ı matlubları zuhur eder ise canib-i ahaliye red ve ifasına müsareat eylemek üzere taahhüd eylemiş olmağla şerayit-i mezkure vecihle kaza-i mezbur müdürlüğünün ma'a nezaret-i merkum Hasan Ağaya ihalesi hususu pür vakit neşat-i meali-i inbisat hazreti cihandâride mübarek ve muallahak pâyımekâri? payi hazreti cihanbaniden bi'l-istizan muvafık emr u ferman keramet-i unvan-ı hazreti şehinşahi buyrulduğu halde şerayit-i mezkurenin derciyle divan-ı hümayundan bir kıt'aemr-i âli isdâr buyrulmak üzere takrir-i resminin Bab-ı âliye takdimi zımnında bu babda şeref sunuh ve sudur buyrulan emr-i irade-i seniyye-i mülükaneninsavbiaciziyeiş'arı babında irade efendimindir."

Bu belgenin BOA kamuya sunduğu sitesinde ana başlık olarak yukarıda belirttiğim gibi  "Gediz kazası müdürü ve seren ve sütun nazırı Hasan Çelebi oğlu Halil Ağa'nın oğlunun bazı müstediyatı" denilmesine rağmen belgenin içeriğinde 'Gediz Kazası' değil 'Gerdos Kazası' olarak geçtiğini belirtmek isterim.




Gerdos Âyanı Hasan Çelebi Oğlu Halil Ağa

 

Yine Hasan Çelebi oğlu Halil Ağa ile ilgili bir başka belgede:

"Süfün-i Donanmayı Hümayun lazımesi içün Gerdos ayanı Hasan Çelebi oğlu Halil Ağa kulları marifetiyle beher sene mübayaası müretteb olan Siran ve sütundan el-haletuhezihisalbend ile Gerdos İskelesinde hazır ve müheyya etdirilmiş olan malumü'l-mikdarsiran ve sütunun Dersaadete nakl ve îsali zımnında Karadeniz sevahilinde kâin Bartın İskelesi sefayininden üç kıt'a ve Amasra İskelesi sefinelerinden Halil ve Hacı Yakub nam reislerin iki kıt'a sefineleri tertib ve Gerdos iskelesine bi'l-irsal mevcud iskele olan siran ve sütunun bi-mennihi Teâlâ evvel-baharda Tersane-i amireye nakil etmeleri babında bir kıt'aemr-i şerif isdarı hususunun muma ileyh taraf-ı çakeriyeyebi'l-vürud merbutan takdim-i hakpâyısâmileri kılınan arizasında istid'a etmiş ve marru'z-zik rmevcud iskele olan ağaçların bu tarafa celbi lazımeden bulunmuş olmağla ber-minval-ı muharrer mevcud iskele olan ağaçlardan kebir olarak salbend olanlarını rabt ve sağir olanlarını derunlarına vaz ve tahmil-i birle mevsimi duhulunda serian tersane-i amireye sevk olunmak üzere ber-mucebi inha beş kıt'a sefinelerin Gerdos iskelesine irsal ve îsallarına mezid-i ikdam ve dikkat eylemesi babında Viranşehir Sancağı mütesellimine hitaben bir kıt'a emr-i şerif isdârı hususunun icrası cânib-i istîfaye havale buyrulmak babında emr u ferman hazreti menlehu'l-emrindir." denilmektedir. 7 Şevval sene 1249 (17.02.1834)

Bu belgede de Hasan Çelebi oğlu Halil Ağa'dan Gerdos Ayanı olarak bahsedilmektedir.




Yazara sorumuz olmuştu


Yukarıda bahsettiğim gibi "Aigialos" adlı dergide  Cide Ayanı, bir dönemde Kastamonu Mütesellimi olarak görev yapan Hasan Çelebizade Halil Ağa'nın aslen Kütahya'nın Gediz ilçesindendir, denmişti. Ben de bunun üzerine yazarına nezaket çerçevesinde;

1- Hasan Çelebizade'nin Kütahya'nın Gediz ilçesinden olduğuna dair bir belge ve kaynak var mı" diye sordum. Bir başka sorum da:

2- Halil Ağa Güren bölgesinde çok etkilidir... Ailenin nüfuz alanı Kurucaşile-Tekkeönü'ne değin uzanmaktadır demektesiniz. O halde bununla ilgili bir belge paylaşır mısınız? Tekkeönü'nde ifade ettiğiniz bu konak Cide Ayanı Halil Ağa'ya mı aittir? Bu bilgileri Necdet Sakaoğlu'nun Çeşm-i Cihan Amasra kitabından mı aldınız?" Sonrasında da; "kaynağı ve belgesi olmadan yazılan ve paylaşılan görüşlerin tarih açısından sakıncası yok mudur?

Yazar; "Nihat Bey, Hasan Çelebizade Halil Ağa'nın Gediz'li olduğuna dair belge Osmanlı Arşivinde bulunmakta ve herkese açıktır bakabilirsiniz." diyerek bir kez daha Hasan Çelebizade Halil'in asıl memleketinin Kütahya Gediz olduğu ifade edilmiştir.

Yazarın tavsiyesi üzerine arşiv belgelerine baktık... Gördük ki; hiç bir arşiv belgesinin içeriğinde Hasan Çelebizade Halil Ağa'nın Kütahya-Gedizli olduğuyla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Bu tür yapılan hataları ve bilgi kirliliğini temizlemek de çok uzun  zaman almakta ve çaba gerektirmektedir. Bu nedenle doğru bilgileri paylaşmakta yarar vardır.

Sonuç olarak şunu ifade edeyim. Bu tür yanlış bilgilerin kaynağına ve belgelere ulaşılmadan Aigialos adlı bir dergide paylaşılması, yazarının tarihi konularda bilgi  eksikliğinin olması bir yana, saldırgan tutumu da dikkat çekicidir. Oysa; Aigialos adlı derginin yazı kurulunda  çok önemli şahsiyetlerin  olması ve bu tür yanlış bilgilerin de, kamuoyuna yazılı olarak da sunulması işi daha da ilginç hale getirmektedir. Çelebizade Halil Ağa ile ilgili uyarılarda bulunmayı bölge tarihi ile  ilgilenen biri olarak hakkım ve görevim olduğunu düşünüyorum.

Bu vesileyle de Gerdos'a da, Güren'e de bin selam olsun...

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.