Ecen Sigorta
20 Eylül 2018 Perşembe
Anasayfa > GÜNDEM > CHP’den OHAL’e karşı oturma eylemi!

CHP’den OHAL’e karşı oturma eylemi!

16.04.2018 13:14 12 14 16 18 yazdır
CHP'nin “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganı ile Türkiye genelinde gerçekleştirdiği oturma eylemleri kapsamında CHP Bartın İl Başkanlığı tarafından da, il örgütü yöneticileri ve partililerin katılımıyla saat 12.00’de Cumhuriyet Meydanı'nda eylem yaptı
CHP’den OHAL’e karşı oturma eylemi!



Nilay Meryem ÇÖMLEK


CHP, 16 Nisan referandumunun yıldönümünde 81 ilde saat 12.00’de bir saatlik oturma eylemi gerçekleştirdi. Olağanüstü halin (OHAL) 7’nci kez uzatılması kararı üzerine CHP Bartın İl Başkanlığı da il örgütü yöneticileri ve partililerin katılımıyla saat 12.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda oturma eylemi yaptı. 

Eyleme CHP Bartın İl Başkanı İlknur Erkan, Merkez İlçe Başkanı Hacı Gölbucaklı, il ve ilçe örgütü yönetimi ile bazı sivil toplum kurulu temsilcileri ile partililer katıldı. Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen “OHAL değil demokrasi istiyoruz” adlı oturma eyleminde polis de geniş güvenlik önlemi aldı.


“Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetiliyor”


Ülkemizin 21 aydır OHAL ile yönetildiğini ve amacından uzaklaştığını kaydederek bir basın açıklaması yapan CHP İl Başkanı İlknur Erkan, şunları söyledi:

“Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında ‘Evet’ demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği ‘Hayır’ demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır. Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir.




“Hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmadı”


İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye'yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış: sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.




“OHAL, milli iradeyi yok saymaktır”


OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır. OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarım FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, muhaliflerini ‘terörist’ olarak tanımlayabilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu 4 yıldır yalan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız, bir şekilde kadro dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin ‘okuma hakkı’nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyum atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda ‘hayır’ propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır.


“Bardağı çoktan taşırdı”


OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılanmaktır. OHAL, hâkimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir. OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden facebook’taki ‘beğen’ butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. İlan ederken 1,5 ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır. Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye'yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL'i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir.”


“OHAL değil demokrasi istiyoruz”


“Bizim talebimiz kesindir” diyen CHP İl Başkanı Erkan, “Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine derhal son verilmelidir.  Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukla birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil. Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL değil demokrasi istiyoruz.” dedi.


Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri