Ecen Sigorta
19 Haziran 2018 Salı
Anasayfa > Yazarlar > Keramettin ÇETİN > ÇANAKKALE MİLLİ MÜCADELENİN ÖNSÖZÜDÜR *
Keramettin ÇETİN

ÇANAKKALE MİLLİ MÜCADELENİN ÖNSÖZÜDÜR *

30.03.2018 09:23 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Keramettin ÇETİN

 

18 Mart 2018 Çanakkale Zaferi’nin 103. Yıldönümü.

Bu anlamlı gün vesilesiyle başta, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere vatan, ülke, bayrak mücadelesinde hayatını kaybeden bütün şehitlerimizi saygı, şükran ve minnetle anıyorum.

Çanakkale Savaşı tarihimizin ve Dünya tarihinin en önemli savaşlarından ve kahramanlık destanlarından biridir. Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini ve ulusumuzun geleceğini değiştirmiştir. Çanakkale Savaşı hepimizin içini titreten, bizde derin izler bırakan acı olayların, unutulmaz sahnelerin yaşandığı, kanlı bedellerin ödendiği, tarihte eşi benzeri görülmemiş kahramanlık örneklerinin ve fedakârlıkların yaşandığı, emperyalizme karşı verilmiş büyük bir savaş ve zaferdir.

Çanakkale Savaşı 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun savaştığı onlarca cepheden biri olup kazandığımız tek cephedir.  1915 yılında Dünya’nın en büyük armadasına sahip İtilaf Devletleri ve sömürge askerleri , Çanakkale Boğazı’nı geçerek, İstanbul’u almak; Osmanlı İmparatorluğu’na son vererek onu savaşın dışında tutmak, müttefikleri Rusya’ya yardım götürmek amacıyla Çanakkale’ye saldırdılar. Takvim 18 Mart 1915’i gösterdiğinde boğazı geçmek isteyen 8 düşman firkateyni, Nusrat mayın gemisinin boğaza döşediği mayınlar ve topçu bataryalarımızdan yapılan top atışlarıyla battılar. Böylece deniz savaşı kazanıldı ve düşman Çanakkale’yi denizden geçemeyeceğini anlamış oldu.

Çanakkale’yi denizden geçemeyen düşman bu sefer Gelibolu Yarımadası’na asker çıkartarak karadan Çanakkale’yi geçmeyi denemiştir. Gelibolu Yarımadası’nda da Türk askerinin eşsiz mücadelesi ve genç subay Mustafa Kemal’in askerlik dehası ve liderliği karşısında büyük bir yenilgi almıştır. Conkbayırı, Anafartalar ve Arıburnu’nda askerlerimiz büyük bir kahramanlık destanı yazmıştır.

Çanakkale Savaşlarında 250 bini bizden olmak üzere toplamda 500 bin asker yaşamını kaybetmiştir. Çanakkale 1. Dünya Savaşı’nın yazgısı ve seyrini değiştirmiştir. Sonuçta 1. Dünya Savaşı’nın alanı ve süresi uzamıştır. İtilaf devletleri Rusya’ya yardım ulaştıramayınca Rusya’da Bolşevik devrimi olmuş Rusya savaştan çekilmiştir. Bulgaristan İttifak devletlerinin yanında savaşa girmiş, İttifak devletlerinin karadan birbiriyle bağlantısı sağlanmıştır.

Çanakkale savaşları bizim için vatan mücadelesinin; birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Çanakkale savaşı bir kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesidir. Çanakkale Savaşı “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” yazısını tarihin sayfalarına altın harflerle ve  büyük puntolarla yazdığımız büyük bir destan ve direniştir.

ÇANAKKALE RUHU Milli Mücadele’nin başlangıcı olmuştur. Çanakkale Savaşları dahi subay Mustafa Kemal’in yıldızını parlatmış ve onun Milli Mücadele’nin lideri olarak doğmasını sağlamıştır.

Çanakkale Zaferi ile ilgili hangi hikâyeyi anlatmalı, hangi ilklerden ve fedakârlıklardan bahsetmeli bilmiyorum.

Çanakkale,  Dünya Tarihinin en büyük mücadele ve direniş savaşlarından biridir.

Çanakkale bütün mazlum milletlerin bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesine örnek teşkil etmiş; onlara moral ve esin vermiştir.

Çanakkale dar bir alanda yüzbinlerce insan kaybının yaşandığı, kahramanlık, fedakârlık, insanlık ve vicdan örneklerinin yaşandığı büyükbir destandır. Düşmanın ve bütün dünyanın saygı duyduğu eşsiz bir savaştır.

Çanakkale’de kaybedilen 250 bin şehidimiz ülkemizin en nitelikli, genç, okumuş, aydın kesimidir. 250 bin şehidin 10 bini üniversiteli, 70 bini ortaöğrenim öğrencisidir. (Bu arada Çanakkale’de şehit olan Bartınlıların sayısı da 256’dır).

Atatürk, Çanakkale için “Biz oraya bir Darülfünun (üniversite) gömdük”. İngiliz generali Aspinal, “Çanakkale’yi geçemedik ama, Gelibolu’daki kanlı muharebeler Türk ordusunun çiçeğini bitirmiştir” demiştir. Bu sözlerle neyi kastettiği bellidir İngiliz generalinin.

Çanakkale Savaşı sırasında 1915’de üç lise tek mezun veremedi: Galatasaray Lisesi, İzmir Lisesi, Konya Lisesi. O yıl Çanakkale’nin yardımına koşan lise son sınıf öğrencilerinin hepsi şehit olmuştur çünkü. Son zamanlarda yeni bulgular ve arşiv çalışmaları bu liselere başkalarını da eklemiştir. Kayseri, Sivas; Kastamonu ve İstanbul liseleri bunlardandır.

İstanbul Üniversitesi, eski adıyla Darülfünun Tıp Fakültesi, 1921 yılında tek kişi mezun vermemiştir. 1915 yılında Çanakkale’de vatan savunmasına koşan üniversiteli tıbbiyelilerin tamamının şehit olması nedeniyle fakülte 1921 yılında mezun verememiştir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Mektebi’nin memur öğrencileri dışındaki bütün öğrencileri cepheye gittiğinden, mezuniyet törenlerinde sayıları yok denecek kadar azalmıştır.

Çanakkale Savaşları’nda yaşı 18 ve kilosu 45’in üzerinde olan gençler askere alınmıştır. İlerleyen dönemde asker ihtiyacı hat safhaya çıkınca Askeri Mükellefiyet Kanunu’ndaki değişiklikle yaşı daha küçük olan lise öğrencileri de gönüllü olmak şartıyla askere kabul edilmiş; 15 yaş ve üzerindeki bıyığı terlememiş gençler cepheye koşmuştur. Tokat yöresine ait “Hey On Beşli On Beşli” türküsü, Kınalı Ali hikâyesi ne çok şey anlatır bize.

276 kiloluk top mermisini kaldıran Koca Seyit’e ne demeli.

Atatürk’ün  “Süngü tak yere yat” sözünden mi bahsetmeli, tamamı şehit olan 57. Alay’ın kahramanlığından mı bahsetmeli? Havada çarpışan, birbirinin içine geçen kurşunları mı anlatmalı, metrekareye düşen 6 bin mermiyi mi konuşmalı, hangi birini anlatmalı bilmiyorum.

Ya Atatürk ”ün, “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler, başka kumandanlar gelebilir” sözü nasıl bir sözdür. İşte savaşın kazanıldığı anlar bu anlardır.

Çanakkale uzun bir destandır, içinde pek çok kahramanlık hikâyesi olan…

Ben bu hikâyelerden sadece birinden bahsetmek istiyorum:

Çanakkale denilince sarı-siyah renkler gelir aklıma…

İstanbul’da tam 100 yıldır sarı siyah bir bina ve içindeki eski bir saat ders vermeye devam ediyor…

Balkan Savaşı’nın hemen ardından Birinci Dünya Savaşı başlayınca Karaköy’de bulunan Saint Benoit Lisesi’ne hükümet el koyar ve okul binası İstanbul Sultanisi ’ne tahsis edilir.1918 yılına kadar bu binada eğitime devam eden okulun bir bölümü savaş yıllarında hastane olarak kullanıldığından duvarlar zamanın hastane rengi olan sarıya boyanır. 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nın başlamasıyla 50 İstanbul Sultanisi öğrencisi, vatanlarını savunmak için gönüllü olarak savaşa katılırlar. Ancak 18 Mayıs’ı 19 Mayıs’a bağlayan gece saat 03.30 da, İkinci tümene bağlı öğrencilerin hepsi Kabatepe’de şehit düşerler. Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür. Geride kalan öğrenciler matemlerini dile getirmek için şehit arkadaş ve ağabeylerinin anısına pencere pervazlarını ve kapıları siyaha boyarlar. Okulun renkleri böylece sarı – siyah olarak benimsenir. Bu iki renk, o tarihten bugüne kadar dayanışma ve beraberliğin simgesi olacaktır. Okulun amblemi de sarı siyah renklerden oluşmaktadır.

Okulun içindeki tarihi asırlık saatin akrep ve yelkovanı da o gün bugündür, Çanakkale zaferine, Çanakkale Savaşı’nda şehit olan İstanbul Liseli öğrencilere bir saygı ifadesi olarak 3.30’a sabitlenmiştir.

            İşte biz Çanakkale zaferini çok zor şartlar altında, görülmemiş bir direniş ve büyük fedakârlıkla kazandık. Büyük bedeller ödeyerek bugünlere geldik.
            Çanakkale Savaşı hakkında ne kadar konuşsak azdır.

            Sözlerimi milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle bitirmek istiyorum.

            “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır

             Vatan eğer uğrunda ölen varsa vatandır”.

 

          *Turgut ÖZAKMAN

 

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.