14 Aralık 2017 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Mustafa ARTAR > Biri Avrupa Hareketlilik Haftası mı dedi?
Mustafa ARTAR

Biri Avrupa Hareketlilik Haftası mı dedi?

23.09.2016 16:30:12 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Mustafa ARTAR



Uzunca bir zamandır çeşitli aktivitelerle kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası 2016 yılında da hareketliliğe katılan 51 ülkeden 2 bin 406 şehirle "Akıllı Hareketlilik ve Güçlü Ekonomi" ana temasıyla kutlanmaktadır.

Avrupa Hareketlilik Haftası resmi sayfası www.mobilityweek.eu sayfasından görüleceği üzere resmi anlamda ülkemizden sadece İzmir hareketliliğe çeşitli organizasyonlar ile katılmaktadır. Haftanın Ulusal Koordinatörü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ülke çapında etkinlikler için Taşra Teşkilatlarına yazılar ile aktiviteler yapılmasını önerdiğini görüyoruz. Bunlardan birisi de yaşadığımız kent Bartın'da İl Müdürlüğü'nün organize edeceği bisiklet turudur.

Hareketliliğin internet sayfasını incelediğimizde kapsamının genişliğini ve bu haftanın aslında araç trafiğinden bir nebze de olsa kurtularak, kentlerde yürümeyi, bisiklete binmeyi ve toplu taşıma kullanmayı önerdiğini görüyoruz. "Taşıtsız Günler" anlamına da gelen bu aktivitelerin kent planlama ve toplum sağlığına da ne denli katkı sunacağı yetkililerce bilinmektedir. Bakın geçmişte Hatay'da İl Müdürlüğü'nün hafta kapsamında konuya ilişkin duyurusunda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. Bunlar son derece önemlidir.

 

Vatandaşlardan ve yerel yönetimlerden istenenler

 

"Avrupa Hareketlilik Haftası "The European Mobility Week" ulusal koordinatörü olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu hafta bağlamında vatandaşlardan; özel araç kullanmak yerine araç paylaşımı yapmalarını, yürümeyi, bisikleti, toplu taşıma araçlarını kullanmayı tercih etmelerini, ebeveynlerin, çocukları için evlerine en yakın okulu tercih etmelerini, okula eğer mümkünse yürüme veya bisikletle gitmelerini sağlamalarını, çocukların toplu taşıma araçlarına aşina olmalarının sağlamalarını istemektedir.

Yerel yönetimlerden ise; sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı'nı hazırlamalarını, ulaşım ve taşımada özel araçlar yerine alternatif yolları teşvik etmeleri, ulaşımda yürümenin teşvik edilmesi için belli bölgelere araba girişi ve parkının engellemelerini, düşük emisyon bölgeleri oluşturmalarını, toplu taşımanın yüksek kalitede, yeterli sıklıkta, güvenilir, dakik ve temiz olması konusunda yatırımlar yapmalarını, yayaların ve bisikletlerin güvenle ve kısa yoldan hareket edecekleri altyapılar oluşturmalarını, vatandaşların otomobil kullanımını azaltıcı teşvik edici kampanyalar düzenlemelerini

önermektedir."

 

 6 km'lik bisiklet turu ile geçiştirilmemeli

 

Tüm bunlardan yola çıkarak Bartın'da "Hareketlilik Haftası" kapsamında üniversite, sivil toplum örgütleri ve halkın da davetli olduğu 6 km'lik bisiklet turu ile konunun önemine vurgu yapmak ve gelişmeleri beklemenin yeterli olamayacağını düşünüyorum. Bir bisiklet sever ve bisikletin özellikle Bartın gibi kentlerde artan trafik ve hava kirliliği ile strese bağlı sağlık sorunlarına çözüm olacağına inanan bir vatandaş olarak, konunun yetkililerce sanki "yaptık oldu" mantığı ile geçiştiriliyormuş gibi olması da ayrıca düşündürücüdür.

Hareketlilik Haftası'na katkıları için Bartın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne teşekkürlerimi iletirken kentimiz için bazı noktalara da vurgu yapmakta yarar görüyorum.

 

Bartın yaya dostu bir kent olmalı

 

Yıllar önce trafiğe kapatılan ve kapatıldığı dönemde başta esnafın tepkisine de neden olmuş Hükümet Caddesi benzeri Yaya Bölgelerinin sayısı Bartın'da da artırılmalıdır. Özellikle Salı ve Cuma günleri Bartın'da hangi yaş grubunda olunursa olunsun yürümek mümkün değildir. Buna esnafın dükkan önlerine yığdığı malları ile kaldırım işgalleri ve tek şeritli yollarda mal boşaltmak için bekleyen araçlar da eklendiğinde kent büyük bir sorun alanı olmaktadır.

 

Bartın'ın Ulaşım Master Planı hazırlanmalı

 

Plan olmayınca planı uygulayacak yapı da bilinememektedir. Günübirlik çözümler ile trafik düzeni kurulması çalışmalarının amaca hizmet etmediğini son yapılan üst geçitlerin kullanımlarından dahi görmek mümkündür. Kentin merkezinde ana ticaret akslarını dahi sekteye uğratan köy ve ilçe minibüsleri, özellikle Salı ve Cuma günleri iş saatlerinde büyük karmaşaya neden olmaktadır. Toplu taşıma taşımayı yapanların farklı mevsimlerdeki keyfi uygulamaları ile sürekli değişmektedir. Buna yolların kalitesizliği de eklendiğinde örneğin 5 km'lik "kent merkezi-üniversite" yolu bile çekilmez bir yolculuk olarak karşımıza çıkmaktadır. Çatmaca, İl Özel İdare, Kemer, Orduyeri kavşakları büyük sorun alanlarıdır ve halk bundan son derece şikayetçidir. Bartın'ın konunun uzmanları sivil toplum örgütleri ve üniversite ile halkın da katılacağı geniş çaplı bir toplantı ile bu konuyu acilen masaya yatırması gerekmektedir. Gerçek olan şudur ki yıllar içinde dar kapsamlı yapılan İl Trafik Komisyonu toplantıları kent trafiğini ne yazık ki bu günlere getirmiş, sorunlar artarak katlanmıştır. Ülkemizin farklı kentlerinde olan, örneğin Konya'da 450 km'yi aşan bisiklet yolları kent trafiğine önemli kolaylıklar sağlarken, yakından ilgilendiğim bir konu olduğu için de iyi bildiğim Bartın'da "bisiklet yolları" konusu yerel yönetimlerin bisiklete binecekleri hep şehir dışında izole bir alana gönderme çabalarından öteye gidememektedir. Bisiklet tüm dünya kentlerinde tüm kamu kurumlarına, okullara, çarşıya-pazara da erişebilen bir ulaşım aracı olarak kullanılmaktadır. Bisiklet kullanımı sadece spor değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir.

 

Kamu kurumları arasındaki eşgüdüm sağlanmalı

 

Ülkemizin kanayan yarası eşgüdüm eksikliği ne yazık ki Bartın'daki kamu kurumlarına da sirayet etmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bisiklet yolları konusunda girişimleri ve destek söylemleri belediyeler kanadında karşılık bulmamaktadır. Yine sağlıklı yaşamın önemli göstergesi "kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı" birçok kentte olduğu gibi Bartın'da da standartların altındadır. Bunu takip eden, ya da bundan şikayetçi olan bir mekanizma da ne yazık ki kurulamamıştır. Üzülerek ifade etmek gerekirse varolan parkların, özellikle çocuk oyun alanlarının tehlikeli yüksek gerilim hatları ya da trafoların yakınında olması, kentteki parkları yürüme-bisiklet ve spor üzerinden olumlu yöne bükerken, bir yandan da sağlıksız nesillere gebe bırakmaktadır. Bu konu yine uzman gruplarca masaya yatırılmalıdır. Hava kalitesinin sınır değerlerde kalması kentte kaliteli havanın solunduğu anlamına gelmemektedir. Kalite, tüm paydaşların daha az enerji?daha az emisyon miktarı ile ancak arzu edilen seviyeye gelebilir. Bu konu bile kent içinde karbon ayak izinin "az araç kullanımı" ve belki de "bisikletli erişimler" ile sağlanabilmesini beraberinde getirebilir. Sağlıklı kentler hastanelerde doktora giden bireylerin yıllar içerisinde sayısının azalması ile bilinir. Buna neden olacak önemli konulardan biri de yıllar için kentte aktif yeşil alanların miktarının artması ve buna bağlı yaya trafiğinin yoğunlaşması ile ölçülebilir.

Özetle; Bartın kenti Batı Karadeniz'in kıyısında ülkemizin cennet köşelerinden biridir. Eylül ayının Ekim ayı ile buluştuğu ve kıyıdan yüksek yaylalarımıza değin sonbaharın en güzel renklerinin görüldüğü bu kent, vatandaşları ile birlikte kendi geleceği için birlikte hareket etmelidir. Hiçbir kurum ya da kişi tek başına herşeyin uzmanı, her konunun hakimi olamaz. Varolan sorunların azaltılması, yeni hedeflerin ve stratejilerin kısa süre içinde yakalanması ancak ve ancak sorunların tüm taraflarca kabulü ve çözüm yolunda birlikte yol alınması ile aşılabilir.

Avrupa Hareketlilik Haftası'nda hareketsiz kalmamak ümidiyle, sevgi ve saygılarımı sunarım."

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.