12 Aralık 2017 Salı
Anasayfa > SİYASET > "Bin 404 TL'nin fedakârlığı mı olur?"

"Bin 404 TL'nin fedakârlığı mı olur?"

02.12.2017 15:29:11 12 14 16 18 yazdır
SP İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu, Türkiye genelinde 7 milyon kişiyi yakından ilgilendiren ve 2018 yılındaki asgari ücret zammının belirleneceği Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısının asgari ücretlinin ümidinin kırıldığını söyledi.


Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu, Türkiye genelinde 7 milyon kişiyi yakından ilgilendiren ve 2018 yılındaki asgari ücret zammının belirleneceği Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştiren ilk toplantısının asgari ücretlinin ümidinin kırıldığını söyledi. Toplantıda asgari ücretliden fedakârlık beklediklerini açıklayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu'nu eleştiren Sinoplu, "Bin 404 TL'nin fedakarlığı mı olur? Bir çalışanın sadece karnını doyurabilmek için 2 bin TL'nin üzerinde para alması gerekirken neyin fedakârlığı bu?

Saadet Partisi İl Başkanlığı Cumartesi günü, kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi. İl Başkanı Ünal Yurtbay'ın, Ankara'daki İl Başkanları Toplantısı nedeniyle katılamadığı toplantıda, İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu'nun yanı sıra Merkez İlçe Başkanı Emin Titiz, İl Teşkilat Başkanı Mücahit Mekeç, Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Enes Mekeç, İl Yönetim Kurulu Üyeleri Fikret Ercan, İsmail Kaya ve Ayhan Kabuk hazır bulundu.

 

"İlk toplantı hayal kırıklığı yaşattı"

 

Yaşar Sinoplu, toplantıdaki konuşmasına gelecek yılki asgari ücret ve bu ücretin belirleneceği Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak başladı. Komisyonun 30 Kasım Cuma günü yapılan ilk toplantısının büyük hayal kırıklığına neden olduğunu belirten Sinoplu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu'nun "İşçi ve işverenden fedakârlık bekliyoruz" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Sinoplu şunları söyledi:

 

"En az 2 bin TL olmalı"

 

"Refah-Yol hükümeti döneminde kalkınmanın nasıl olduğunu milletimize gösterdik. Bugünlerde görüşmeleri yapılan asgari ücret zammı ile ilgili konunun gündemde olması nedeniyle bunu söyledim. Allah aşkına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Jülide Sarıeroğlu'nun açıklamalarına bir bakın. Sayın Bakan, patronlardan ve asgari ücretlilerden fedakarlık beklediğini açıkladı. Bin 404 TL'nin fedakarlığı mı olur. Bir çalışanın sadece karnını doyurabilmek için 2 bin TL'nin üzerinde para alması gerekirken neyin fedakârlığı bu? Biz bu düşüncelerimizi kalpten söylüyoruz. Hiçbir Milli Görüşçü dilden konuşmaz, kalpten konuşur. Allah'ın izniyle biz iktidara geldiğimizde bugün aldığınız aylığın 2 katını alacağınızın taahhüdünü veriyoruz.

 

"Yola, köprüye veya barajlara ekmek banılmıyor"

 

Vatandaşlarımızın çoğu gelirinden fazla borçlu. Kimse borcundan dolayı başka bir şey düşünemez hale geldi. Herkesin tek derdi ev geçimi. Devleti de milli gelirinden fazla borçlandırdılar. Türkiye Cumhuriyet Devleti'nin 738 milyar dolar borcu olduğu söyleniyor. Devasa adliye binaları, garajlar, barajlar, yollar veya köprüler yapmak çözüm değil. Bu yapılanlara ekmek banılmıyor. Vatandaşların durumu içler acısı. Vatandaş kendi kendine konuşur hale geldi. İnsanların psikolojilerini bozdular. Biz her zaman söylüyoruz. Söylemeye de devam edeceğiz.

 

Siyasette seviye eleştirisi

 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bizim eski siyasi arkadaşımız. Bir muhalif siyasetçiye 'Manda derisi yüzlü' denir mi? Siyasetin seviyesine bakın. Öteki de evrak buldum deyip sallıyor. Arada asıl sallanan vatandaş oluyor. İlk seçimlerde mutlaka Saadet Partisi'ni iktidara getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm vatandaşlarımızdan önlerine şapkalarını koyup düşünmelerini rica ediyorum. Milli Görüş geldiği zaman herkesin aldığı ücretin 2-3 katını alacağını tekrar yinelemek istiyorum."

 



Titiz: "Türkiye siyasetine yön veriyoruz"

 

Sinoplu'dan sonra söz alan Saadet Partisi Bartın Merkez İlçe Başkanı Emin Titiz de, geçtiğimiz yıl yeni Genel Başkanları Temel Karamollaoğlu ile birlikte yeni bir döneme start verdiklerini, ilerleyen süreçte Karamollaoğlu'nun ortaya atmış olduğu söylemler ile Türkiye siyasetine yön veren bir noktaya geldiğini savundu. Özellikle son referandum sürecinde sonucu ciddi anlamda etkileyen bir süreci başlattıklarını ifade eden Titiz, "Bundan sonraki süreçte inşallah bu dalga dalga büyüyerek devam edecek" dedi. Merkez İlçe Kongresi'nin ardından il Kongresinin hazırlıklarına başlayacaklarını ifade eden Titiz, onun için de ciddi bir hazırlık içerisinde olduklarını ifade etti. Titiz, "Genel Başkanımızı Bartın'da hiç ağırlamadık. Genel Başkanımızı burada ağırlamak istiyoruz. Süreç içerisinde bu durumlarda netleşecektir" diye konuştu.

 

Teşkilat gençleşiyor

 

Toplantıda son sözü alan Saadet Partisi Bartın İl Teşkilat Başkanı Mücahit Mekeç ise Merkez İlçe kongresinin, yarının il teşkilatlarının bir hazırlığı niteliğinde olacağını belirtirken, yaşları 20 ila 30'u geçmeyen bir liste ile seçime gidileceğini, bunun da Saadet Partisi'nin il teşkilatı için yeni ve genç isimleri yetiştirmek anlamına geldiğini söyledi. Mekeç, sözlerini özetle şöyle sürdürdü:
"Bu genç arkadaşlar 20 ila 30 yaş arasındaki arkadaşlar. Saadet Partisi'ne bu arkadaşlar niye gelsinler? Bu arkadaşlarda bir dava aşkı var. Türkiye'nin geleceğinin yeniden imar edilmesi noktasında Saadet Partisi kadrolara ihtiyaç duyacaklarının bilinci içerisinde oldukları için bugün bu arkadaşlar Saadet Partisi'ndeler. Ondan dolayı diyoruz ki siyaset günlük politikalar üzerine değil her daim ilelebet devam edecek doğrular üzerine yapılmalıdır.

 

"Kendimizi yenilemeliyiz"

 

İşte Saadet Partisi'nin çizmiş olduğu çizgi bu şekilde devam etmektedir. 1969 yılından itibaren siyasi hayata başlayan Saadet Partisi'nin her alanda söylediklerinin bugün haklılığı bırakın kişiler tarafından değil artık kitleler tarafından teyit ediliyor. Eğer bugün bizler yeniden kendimizi yeni bir Türkiye'ye adapte edeceksek üç tane noktada kendimizi yenilememiz gerekiyor. Devlet yönetimi olarak yenilememiz gerekiyor. Bunlardan bir tanesi devlet paraya sahip olmalıdır. Bu çok önemlidir.

 

Yarının kadroları

 

Devlet paraya sahip olduğu zaman dışarıya karşı ekonomik anlamda bir güçlülük formatıyla çıkarsınız. İkinci olarak ise devlet orduya sahip olmalıdır. Bu da dışarıya karşı psikolojik bir gücümüzdür. Üçüncü olarak da devlet gıdaya sahip çıkmalıdır. Bu da bizim onursal gücümüzdür. Eğer bu üç noktada bu ülke bugün zafiyetler yaşıyor. Çünkü bugün paranın sahibi değiliz, ordunun sahibi değiliz ve gıdanın sahibi değiliz. Olmadığımızdan dolayıdır ki bugün gelinen noktada ülkemizin üzerinde çok büyük oyunlar oynanmaktadır. Ondan dolayı Saadet Partili kadrolar yarının kadroları bu hazırlığın içerisindedir. Biz yarın iktidara geldiğimiz zaman paranın da ordunun da aynı zamanda gıdanın da sahibi olacağız inşallah. Saadet Partisi'nin temel hedefi budur."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri