Ecen Sigorta
17 Temmuz 2018 Salı
Anasayfa > SAĞLIK > Bağımlılıkla mücadelede temel yaklaşım aile içi iletişim
Bağımlılıkla mücadelede temel yaklaşım aile içi iletişim

Bağımlılıkla mücadelede temel yaklaşım aile içi iletişim

27.06.2018 16:33 12 14 16 18 yazdır
Bartın İl Sağlık Müdürü Dursun Koç, “Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı İle Mücadele Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, bağımlılık yapıcı madde kullanımının yol açtığı fiziksel hastalıklara dikkat çekti.

 

Dr. Dursun Koç, “Çocuk ve gençlerin bağımlılığa neden olan maddelerden uzak kalmaları açısından madde bağımlılığı ile mücadeledeki temel yaklaşım aile içi iletişimdir” diyerek aileleri uyardı. Ebeveynlere çocuklarıyla iyi diyalog kurup onları dinlemelerini tavsiye eden Koç, “Uyuşturucu ile mücadelede kaliteli zaman geçirme çok önemli olduğundan, özellikle gençlerin sanat, spor ve kültürel faaliyetlere yönlendirmek ve onlara bu etkinlikleri sevdirmek gerekmektedir. Bağımlılık ancak tüm toplumun ortak mücadelesi ile son bulabilir” dedi.




Koç açıklamasına, dünyada uyuşturucu kullanma alışkanlığında artış olması ve bunun insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareket eden Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun, 1987 yılında aldığı bir kararla 26 Haziran tarihini "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü olarak ilan ettiğini anımsatarak başladı. BM’nin bu günü ilan etmesinin amacının “uyuşturucusuz temiz bir toplum hedefine ulaşma ve uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirme konusundaki kararlığa vurgu yapmak” olduğunu ifade eden Dursun Koç, “Bağımlılık; bağımlılık yapan bir maddenin ruhsal, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açmasına rağmen alımına devam edilmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması, maddeyi alma isteğinin durdurulamamasıdır” dedi. Koç açıklamasını şöyle sürdürdü:



 

En büyük tuzak!

 

“Bağımlılık yapıcı maddeler, uyuşturucu, uyarıcı ve hayal gördüren maddeler, sigara, alkol ve alkollü içecekler, reçete ile alınması gerektiği halde doktor kontrolü dışında kullanılan bazı ilaçlar, bazı yapıştırıcılar, tiner ve çakmak gazı gibi maddeler olarak sınıflandırılmaktadır.

Sadece kullanılan maddenin ortaya çıkardığı yan etkiler değil, yol açtığı sosyal sorunlar ve fiziksel hastalıklar ele alındığında, bireysel ve toplumsal maliyeti yüksek hastalıklar arasında yer almaktadır. Bağımlılık yapıcı maddeler, merkezi sinir sistemi üzerinde, sahte bir iyi oluş hali oluşturan unsurlardır. Madde kullanımının yol açtığı fiziksel hastalıklar çok çeşitlidir.

* Uçucu madde bağımlılığı, direk beyine etki etmesi sebebiyle, sinir hücrelerinde doğrudan harabiyete neden olarak geri dönüşü imkânsız beyin hastalıklarına yol açabilir.

* Damar yoluyla bağımlılık yapıcı madde kullananlar ise aynı zamanda AIDS, Hepatit B, Hepatit C gibi hayatı ve toplum sağlığını tehdit eden hastalıklara daima açıktırlar.

* Madde kullanımının neden olduğu, fiziksel hastalıklar bunlarla sınırlı kalmamakta, karaciğer ve böbrek yetmezliği, damar hastalıkları ile depresyon ve benzeri ruhsal hastalıklara yol açmaktadır.




Bu yılın teması  “Önce dinle”

 

Çocuk ve gençlerin bağımlılığa neden olan maddelerden uzak kalmaları açısından madde bağımlılığı ile mücadeledeki temel yaklaşım aile içi iletişimdir. Ebeveynler çocukları ile olan ilişkilerinde onları dinlemeli ve yargılayıcı davranışlar sergilememelidir.

Uyuşturucu madde kullanan bireyde ortaya çıkan sosyal izolasyon, toplumsal alışkanlıklara ters davranışlar sergileme, hor görülmeye bağlı toplumsal dışlanma gibi sosyal sorunlara neden olurken, bağımlının yakınları da bu durumdan oldukça olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca madde kullanımı ile birlikte görülen kişiye ve çevresine zarar veren davranışlar, hasta yakını olmadığı halde toplumun diğer bireylerini de rahatsız edebilmektedir.

Bunun yanında madde bağımlığının yol açtığı fiziksel, ruhsal ve toplumsal sorunlar hakkında bilgilenme ise mücadelenin diğer önemli bir basamağıdır. Çocukların ve gençlerin bu konuda bilinçlendirilmeleri, bağımlılık yapıcı maddelerden onları bilinçli bir şekilde uzak tutmak için önemlidir. Uyuşturucu ile mücadelede kaliteli zaman geçirme çok önemli olduğundan, özellikle gençlerin sanat, spor ve kültürel faaliyetlere yönlendirmek ve onlara bu etkinlikleri sevdirmek gerekmektedir. Bağımlılık ancak tüm toplumun ortak mücadelesi ile son bulabilir. Bu nedenle toplumsal hassasiyetin oluşturulması mücadelenin daha etkin yürütülmesine büyük katkı sağlayacaktır.

 

En iyi yolu hiç başlamamak!

 

Uyuşturucu ile mücadele için yürütülecek faaliyetlerde toplumun doğru bilgilendirilmesi ve bu konuda desteğe ihtiyacı olanlara gerekli danışmanlık hizmetinin verilmesi amacıyla ‘ALO 191 Uyuşturucu İle Mücadele Danışma ve Destek Hattı’ hizmet vermektedir. Ayrıca İlimizde madde bağımlısı kişilerin kendi isteği ile tedavi olmak istemeleri durumunda Bartın Devlet Hastanesi içerisinde ayaktan AMATEM’e başvurmaları halinde beklemeden muayene olmaları sağlanmaktadır.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri