Ecen Sigorta
20 Eylül 2018 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Nihat YASA > Atılay Denizaltı Faciası
Nihat YASA

Atılay Denizaltı Faciası

19.04.2016 10:46 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Nihat YASA



Değerli okurlar, genç Cumhuriyetimiz birçok alanda atılımlar yaparken, artık kendi denizaltı gemilerimizi de inşa eder duruma gelmişti. 80 metre boyunda ve 52 mürettebat kapasiteli olan bu gemimiz İstanbul Haliç'te Valide Taşkızak Tersanesi'nde inşa edilerek 1939 yılının 19 Mayıs günü hizmete giren Atılay adlı bir denizaltı gemimizdir. Ne yazık ki denizle buluşmasından üç yıl gibi kısa bir süre sonra bir görev esnasında Çanakkale'de Mortu koyunda Binbaşı Sadi Gürcan komutasında denize dalmış ve bir daha su yüzüne çıkamamıştır. Tarihlerin 14 Temmuz 1942'yi gösterdiği bu günde maalesef içindeki 39 personelin de mezarı olmuştur.




Atılay'ın sessiz dünyaya ilk kez "Merhaba" dediği gün son derece anlamlıdır. Bağımsız bir ülke kurma amacıyla yola koyulan Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Bandırma vapuru ile 1919 yılının 19 Mayıs günü Samsun'da karaya adım atışlarının 20. yıldönümüdür, törenin yapıldığı gün... Ve üç denizaltıyla birlikte Atılay'ın da isim babası Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Atatürk, Atılay dışında aynı tarihlerde yapılan Saldıray, Batıray ve Yıldıray'ın da isim babasıdır. Bu gemilerin adları ile ilgili olarak 17 Ocak 1938 tarihinde dönemin başbakanı olan Celal Bayar'a bir not göndermiş, bu notta "Yeni dört denizaltımız için bildirdiğimiz isimler şunlardır: Saldıray, Batıray, Atılay, Yıldıray. Bunların manalarını izaha bile hacet olmadığı kanaatindeyim. Manaları; Türkçe olan bu kelimelerin kendisindedir" demiştir.




Denizaltılar ikinci dünya savası sırasında etkin bir şekilde kullanılıyordu. Türkiye, gelebilecek her türlü tehlikeye, bilhassa boğazlara yöneltilecek bir denizaltı hücumuna karşı tetikteydi. 14 Temmuz 1942'de, Türk denizaltılarından biri, Çanakkale Boğazı'nda yer alan, manyetik güvenlik hatlarını kontrol etmek için, boğazın derinliklerine dalmıştı. Bir emniyet botu, yüzeyden, Atılay'ı takip ediyordu. Bu takip, bir süre sonra, kötü hava nedeniyle yarım kalmıştır. Saatler geçmiş, Atılay'dan hiç bir ses çıkmamıştı. İşte değerli okurlar, Atılay dalıştayken batan ve can kaybına neden olan ilk Türk denizaltısıdır. Denizcilik tarihimize "Atılay Faciası" olarak geçen bu olayda 39 denizcimiz yaşamını yitirmiştir.

Bu faciada gemide makinist er olarak görev yapan Bartınlı hemşehrimiz Halil Ekinci de şehit olmuştur. Atılay'da asker olarak görev yapan diğer hemşehrimiz ise Amasralı Ahmet Bağdat'tır. Ahmet Bağdat, o gün komutanı tarafından görevlendirilerek; Nara Burnu'ndan bir botla karaya erzak almak için çıkmış ve bu faciadan bu şekilde kurtulmuştur. Hemşehrimiz Ahmet Bağdat bundan sonraki ömrünü Amasra'da geçirmiş ve 1980 yılında da bir ihtiyar olarak yaşamını yitirmiş ve Amasra'da toprağa verilmiştir. Kendisi bu olayı yıllar sonra Milliyet Gazetesi'ne şöyle anlatmıştır. Kendisi herhangi bir patlamanın olmadığını savunmuştur. Bu görüşünü de şu şekilde ifade etmiştir. "Denizaltı mayına çarpmış olsaydı, denizin üzerinde yağ ve mazot olurdu" diyerek açıklamıştır.



 

Kazanın gerçekleşmesi ve nedenleri

 

Bir emniyet botu, Atılay'ı yüzeyden takip ediyordu. Bu takip, bir süre sonra, kötü hava şartları nedeniyle yarım kaldı. Saatler geçti Atılay'dan hiçbir ses çıkmadı. Aynı gece, saat 20:30'a doğru, denizaltının battı şamandırası bulundu. Şamandıradaki telefon işliyor, ancak gemi personelinden ses çıkmıyordu. İhbar istasyonu komutanı Fatih Karayel, telefonla irtibat kuramamıştı. Atılay'ın batma sebebi, olayın gerçekleştiği günlerde tahminlerden ibaretti. Mayına çarptığı iddialarının yaygın olmasına rağmen 1994 yılıma kadar tam bir açıklama getirilememişti. Neden battığı anlaşılamayan bu denizaltının gizemi, olaydan 52 yıl sonra, 1994 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı'nın desteğiyle, bu vakfın yönetim kurulu üyesi, ünlü araştırmacı Selçuk Kolay tarafından ortaya çıkarılmıştır. Sahilden 5-6 kilometre açıkta ve 68 metre derinlikte bulunan denizaltı üzerinde yapılan araştırmada 1.5 metrelik bir delik görülmüş, böylece Atılay'ın, I. Dünya Savaşı'ndan kalma bir mayına çarparak battığı görüşü hakim olmuştur.




1-Atılay akıntı sebebi ile mayınlı sahaya girmiştir. 

2-Antenli mayınlardan bir veya ikisinin patlaması sebebiyle büyük yara ve yaralar açılmış ve gemi su dolmuş, personelin kaybı ile sevk ve idareden mahrum kalmıştır. 

3-80 metre derinlikte oluşu nedeni ile geminin ve gerekse mürettebatın kurtarılmasına olanak bulunamamıştır.

 

Atılay Denizaltısı Personeli

 

Subaylar

1-Binbaşı Sadi Gürcan,2-Güverte Yüzbaşı Sebati Taşöz,3-Yüzbaşı Ahmet Törün,4-Güverte Üsteğmen Rauf Baykal,5-Makinist Yüzbaşı Adnan Erül,6-Direk Gemi Subayı Ahmet Atakan

Astsubaylar

1-Başgedikli Hakkı Tezcanlı,2-Başgedikli Latif Ziya Lodos,3-Makinist Başgedikli Necmi Sunal,4-Telsiz Başgedikli Masum Şen,5-Makinist Başgedikli Tahsin Dönmez,6-Elektrik Başçavuş Fethi Yüceses,7-Makinist Başçavuş Hüseyin Coşkun,8-Makinist Üstçavuş Cemal Dinçer ,9-Makinist Gedikli Onbaşı Kemal Dağaşan,10-Elektrik Gedikli Onbaşı Agah Perina

11-Telsiz Gedikli Onbaşı İsmet İskil,12-Makinist Gedikli Onbaşı Ali Rıza Baykuş,13-Makinist Üstçavuş Selahattin Nartman,14-Elektrik Gedikli Çavuş İsmail Togay,15-Güverte Gedikli Çavuş Nurettin Günenç,16-Elektrik Gedikli Çavuş Sabahattin Yaral,17-Güverte Gedikli Çavuş Hasan Şentuna

Erler

1-Er Hasan Güneş,2-Güverte Er İbrahim Erbaş,3-Makinist Onbaşı Mustafa Özbek,4-Makinist Er Temel Küçükoğlu,5-Güverte Onbaşı Temel Yenigün,6-Makinist Er Mehmet Aslantürk,7-Güverte Er Enver Karaer,8-Güverte Er İsmail Yıldız ,9-Makinist Er Halil Ekinci Bartınlı,10-Güverte Er İlyas Ünal,11-Onbaşı Dilşat Çakal,12-Makinist Onbaşı Cemal Bahar,13-Makinist Onbaşı Mehmet Çilhoroz,14-Güverte Er Eyüp Kaçmaz,15-Makinist Er Hüseyin Gençer,16-Güverte Er Halil Küçük

Bu kazada 6 subay, 17 astsubay, 16 er olmak üzere toplam 39 askerimiz şehit olmuştur. Yine bu gemimizde ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Hamiyet Yüseses'in Elektrik Gedikli Başçavuş olarak görev yapan eşi Fethi Yüceses de şehit olmuştur. Hamiyet Yüceses bu elim kazada eşini kaybetmesi nedeniyle " Gitti de gelmeyiverdi " adlı şarkıyı okumuştur.

Biz de, 1942 yılında 1.Dünya Savaşı'ndan kalma bir mayına çarparak batan Atılay Denizaltı'nda şehit olan Bartınlı makinist er Halil Ekinci'yi ve diğer şehitlerimizi ve Atılay'dan kurtulan ve bundan sonraki yaşamını Amasra'da sürdürmüş, 2000 yılında da vefat eden hemşehrimiz Ahmet Bağdat'ı saygıyla, şükranla anıyoruz?

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.