Ecen Sigorta
27 Mayıs 2018 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > Nihat YASA > İdari yönden Kurucaşile tarihi - 1
Nihat YASA

İdari yönden Kurucaşile tarihi - 1

16.03.2017 12:28 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Nihat YASA


Kurucaşile; antik dönemde Paphlagonia olarak adlandırılan bölgenin sahil şeridinde denize paralel uzanan dağların eteğinde, 'Cromna' adı ile bir yerleşim merkezidir.

Bölge tarihi konusunda araştırmalardan birini yapan Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji bölümü mezunu, daha sonra Kastamonu Müzesi müdürlüğü de yapan ve tüm bölgeyi Sinop'tan Bolu'ya kadar adım adım dolaşarak tarihi bilgi ve belgeleri toplayan Ahmet Gökoğlu'dur. Bir inceleme gezisinde Kurucaşile'ye de uğrayan ve ilçemizle ilgili çalışmalarını  Paphlagonia  (Paflagonya): Gayri Menkul Eski Eserleri ve Arkeolojisi (Doğrusöz Matbaası Kastamonu 1952) adlı eserinde yer veren Ahmet  Gökoğlu bu eserinde Kurucaşile ile ilgili olarak şöyle demektedir.

"Cromna'dan Homer'in bahsettiğine göre(M.Ö.8)inci yüzyılda iskan yeri olduğuna hükmetmek icabeder. Cromna şehrini (Pauly-Wissowa,Tomaschek I.C. ve Kiepert) Kurcişle'ye koyarlar. Coğrafi durumu itibariyle de burası olması lazımdır.

Homeros İlyada'sında Karadeniz sahilleri ile ilgili olarak geniş bilgiler verirken; "Erkek yürekli Plaimenes komuta eder Pamphlagonia'lılara,Gelmişler yaban katırlarıyla ünlü Enetlerin yurdundan,Cytiros'ta, Sesamos'ta otururlar,Parthanios ırmağı çevresinde kurmuşlardır ünlü saraylarını,Kentleri Cromna, Aigialos, yüksek Erythinoi'dur" diye ifade de bulunmaktadır.Bu ifadeden M.Ö. yıllarda bölgemizin önemli yerleşim merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Aynı kaynağa göre Cromna, Aigialos ve Erythinoi kentlerinden Truva savaşlarına çok sayıda asker gönderildiğinden de bahsedilmektedir.

Amasyalı ünlü Strabon'da kentleri tanıtırken; "Parthenios Nehri'nden sonra,ismini kurucusu olan kadından alan Amastris kentine gelinir. Amastris,Herakleia tiranı Dionysios'un karısı ve Alekssandros'un savaştığı Dareios'un erkek kardeşi olan Oksathres'in kızıdır.O,kenti dört yerleşim yerini birleştirerek meydana getirdi: Sesamos,Kytorun,Kromna ve Tieion.Fakat sonuncusu kısa zamanda isyan ederek,bu birleşmeden ayrılmış,fakat üçü bir arada kalmıştır ve bu üç taneden biri olan Sesamos'a,Amastris'in akropolisi denir.

Cromna kentinin tarihi ile ilgili bilgileri daha çok Amasra tarihinden elde edebilmekteyiz. Lidyalılar döneminde canlılığı olan bölgenin, Persler ve Büyük İskender döneminde bu canlılığını yitirdiğini görmekteyiz. Amasra kentini yeni baştan kurup ve kendi adını veren Kraliçe Amastris kocası Denis'in ülkesini muhtemelen oğulları ile taksim edip, hissesine düşen Sesamos, Cromna, Cytiros ve Tuin şehirlerinden en merkezi ve önemi olan Sesamos'un yolunu tutuyor. Kraliçe Amastris burada yeni bir hakimiyet tesis etmiştir. Yani devletin dört şehri ve sayıları çok fazla olan köyleri, geniş sanat kültürüne sahip Amastris'in imar projelerine uygun şekilde ya yekdiğerine aktarılmış veya tamamen boşaltılarak halkı dağıtılmıştır.

 Kurucaşile bölgesinde Bizans hakimiyeti 1118-1143 yıllarında yerini Selçuklu hakimiyetine bırakmıştır. İki yüz yıllık Selçuklu döneminin II. Gıyasettin Mesut zamanında (1283-1298) Candaroğlu Beyliği, Yıldırım Beyazıt zamanında (1389-1402)Osmanlı toprakları idi. Kurucaşile bölgesinin  Yıldırım Beyazit'e ait bir vakıf olduğunu da Kastamonu Üniversitesi Öğretim üyesi Dr.Cevdet Yakupoğlu'nun 'Bartın Vakıfları' adlı çalışmasında görmekteyiz.



 

Mutasarrıflık  Devri(1324-1692)


1530 tarihli Muhasebe-i Vilayeti Anadolu defterleri incelendiğinde Kurucaşile ve çevresindeki bugünkü adlarıyla hiçbir köy bulunmamaktır. Bazı kaynaklarda da Amasra ile Ulus adı da beraber geçmektedir. Örneğin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğündeki Kuyud-ı Kadime Arşivindeki Tahrir Defterinde 'Nahiye-i Ulus ve Amasra' olarak geçmektedir. 438 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri II'de 'Efkaf-ı nahiye-i Ulus namı diğer Amasra, der-liva-yı Bolu' denilmektedir. Yine bir başka belgede de Muallim Cevdet Yazmalarında da şöyle demektedir. 'Kazayu Ulus namı diğer Amasra' Osmanlı arşiv kayıtlarındaki hicri 29 M 1219 miladi 10/05/1804 tarihli bir belgede "Bolu'da Ulus maa Amasra Nahiyesinde Ova karyesinde Arazi-i Mansure Vakfı'ndan olup aşar ve rusumatı vakıf tarafından alınmakta iken yine o karyede Ahi Yusuf Vakfı mutasarrıfları buna müdahale ve verilen emre rağmen tezvir ile vakfı külli zarara uğrattıklarından meni için Viranşehir kadısına emir verilmesi"denilmektedir. 




1530 tarihli 438 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri II defterinde de 'Cornu Görmene Hisarı' ve 'Görmene Hisarı'adıyla bir hisarın, 'Görmene' adıyla bir kariyenin (köyün) olduğu,yine Görmene kariyesinde 'Taz Tarlası' ve 'Taz Yeri' adıyla bir bölgeye ad verildiği görülmektedir. Bu kayıtlardan yola çıktığımızda Tekkeönü'nün Görmene adıyla o dönemlerde ifade edildiği görülmektedir. 

Evliya Çelebi'de 1641 yılında yapmış olduğu seyahatinde bölgemizden de bahsetmektedir. Eserinde Ereğli'ye geldiğini, "Oradan Filyos, Tufadar, Bartın ırmaklarını geçtik. Bartın ırmağı büyük bir ırmaktır. Bartın dağlarından çıkar. Mısır gemileri yüklenip giderler. Bartın Kalesi, Ceneviz yapısıdır. 18 mil içeri bir körfez nihayetindedir. Bartın'dan 18 mil kuzeye giderek Amasra'ya vardık. Amasra Kalesini Rum Kayseri yaptırmıştır. Bolu Sancağında Voyvodalıktır. Dizdarı, neferleri, 150 akçalık kadısı, Yeniçeri Serdarı vardır. Sinop Kalesi Amasra'nın doğu yönündedir. İkisinin arası karadan 5 konaktır. Denizden 100 mildir. Amasra Karadeniz Ereğlisi'nin doğusundadır. İkisinin arası karadan 4 konak, denizden 50 mildir. Oradan Bolu ile Kastamonu Sancağı arasında sınır olan Kuyu Irmağını geçtik." diye ifade etmektedir. N.Sakaoğlu eserinde Evliya Çelebinin Amasra'dan kıyıyı takip ederek Kurucaşile ve Cide üzerinden Sinop'a gitmiş olduğunu belirtmektedir. Evliya Çelebi'nin "Kuyu Irmağını geçtik" diye belirttiği ırmak; Osmanlı döneminde Bolu sancağı ile Kastamonu Sancağı'nın, Cumhuriyetle birlikte de Zonguldak ile Kastamonu'nun, bugün de Bartın ile Kastamonu il sınırı olan Kapısuyu deresidir.



 

Voyvodalık Devri(1692-1811)


XVIII. yüzyılın ilk yıllarında (1700'lü yıllar)Amasra'ya gelen Fransız Araştırmacı Tournefort  'Bir Doğu Gezisinin Hikayesi' adlı eserinde şöyle demektedir. "İki Mayıs'da güzel bir havada, 80 millik bir mesafeyi gayet rahat kat ederek öğleden sonra saat 4.00(16. 00)'da Türklerin dolap dedikleri Parthenius Vadi'sine girdik. Şayet Strabon yeniden dünyaya gelse idi; buraları çok daha güzel bulacağı muhakkaktı. O, havaliyi 'Bakir Çayırlar' diye isimlendirmiştir. Sular hala çiçekli yeşillikler arasından akar. Üç Mayıs günü sabah saat 09. 00'da Amasra'yı bulduk. Amastris'in bugünkü adı, haritalarda haritalarımızda yazılı olduğu gibi" Samastro" değil, Amastra'dır. Vahşi bir köy olup Kraliçe tarafından kurulduğu bilinen eski Amastris harabelerinin üzerine inşa edilmiştir. Arrien, Bartın Amasra arasında 90 stad saymıştır. Erythine Amasra arası ise 60 staddır. Erythine'den Cromna'ya gene bir o kadar mesafe vardır. Cromna, limanı olan Cytros'a 90 stad uzaklıktadır. Cytros ile Tios(Filyos)'un arası ise 63 mildir." diye yazmaktadır.

 

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.